TÜRKİYE'DE GÜNEŞ ENERJİSİ


TÜRKİYE’DE GÜNEŞ ENERJİSİ
Türkiye, güneş enerjisi potansiyeli açısından Avrupa ülkeleri içinde İspanya'dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Ortalama yıllık güneşlenme süresi 2 bin 640 saat yani günlük 7,2 saat düzeyinde bulunuyor. Ortalama toplam ışınım şiddeti ise 1311 kWh/m²-yıl düzeyindedir. Güneş enerjisi termik santral potansiyeli yılda 380 milyar kWh. Bu değer, Türkiye'nin yılda tükettiği yaklaşık 200 milyar kWh'lik elektriğin iki katını ifade ediyor. Coğrafi konum itibariyle ortalama 200 günü güneşli geçen Türkiye’de en çok güneş alan illerin başında Şanlıurfa ve Konya geliyor. Sadece Antalya'da çatıların yüzde 80'ine güneş panelleri (PV) yerleştirilmesi ile yılda yaklaşık 24 milyar kWh elektrik üretilebiliyor. Ancak verimli ışınlar hesabı devreye girdiğinde kuru havası olan Anadolu illeri daha verimli enerji ışınlarıyla güneş tarlası hükmündedir.
EİEİ, Türkiye’de güneş enerjisi uygulamaları açısından en iyi alanların hangisi olduğunu gösteren güneş enerjisi potansiyel atlasını hazırladı.
Güneş pillerinin enerji sorununu tamamen çözeceğini söylememiz bugünlerde ütopyadır fakat bu, sistemin sessiz ve temiz bir elektrik üreticisi olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ülkemizde telekom istasyonlarında, deniz fenerlerinde, otoyol ışıklandırılmasında, yangın gözetleme istasyonlarında kullanılmaktadır. Petrol kaynaklarını yöneten Amerikan firmalarını finanse eden İsrail de ise güneş enerjisi hastanelerde, endüstriyel alanlarda ve 27 metreyi geçen binalarda güneş enerjisi ile elektrik üretimi zorunludur. Bunlara ilaveten Yunanistan, Japonya, Almanya, İsrail gibi bir çok ülkede güneş enerjisi önemli vergilerle ve yatırım teşvikleri ile desteklenmektedir. Şu anda Türkiye’de 11 firma güneş enerjisi sistemleri ile uğraşıyor. Pazar gelişmeye ve geliştirilmeye açık. Ortalama 15 milyar dolarlık bir sektör söz konusu. Dolayısıyla teknokrat ve vatan sever insanların sektöre el atması sevindirici tabiî ki.
Firmalar, çatılarda güneş enerjisi ile elektrik üretimini sağlayan sistemin Türkiye'de de piyasaya sunulması için yasal altyapının tamamlanmasını bekliyor. Yapılan araştırmalara göre çevreye zarar vermeden üretilen elektriğin her kilovatı için devlet üreten tüzel veya özel kişiliğe 25 cent ödeme yapacak. Bu, sistemi uygulayana devletten ömür boyu aylık anlamına geliyor.
Çatıya yerleştirilen güneş pilleri (fotovoltaik) sayesinde elektrik üretimi sağlayan sistem için gerekli tüm teknik altyapılar konusunda Türkiye hazır. Üretilen fazla elektriğin devlete satılması da mümkün, bunun için çatılarda üretilip kullanılmayan fazla elektrik için alım garantisi öngörülen yasa TBMM'de hemen hemen kesinleşmiş gibi.

TÜRKİYE’DE YAPILAN ÇALIŞMALAR
Güneş enerjisi, zirai ürünlerin kurutulması, soğuk mevsimlerde mahal ısıtması, evlerde havalandırma amacıyla ve tüm dünyada bilhassa gelişmiş ülkelerdeki yaygın uygulamaları ile kullanılmaktadır. Ülkemizde 1960'ların başlarında güneş enerjisi ilk defa alternatif enerji kaynağı olarak anlaşılmış ve bazı yatırımcılar ve üniversitelerde verilen tezler ile bu konu da çalışmalar başlamıştır.
1970'lerin ortalarında, dünyadaki güneş enerjisi teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak, ülkemizde de bilhassa güneş enerjisinin ısıl uygulamaları konusu üniversiteler, devlet ve endüstri açısından önem kazanmış ve güneş enerjisi çalışmaları bu tarihten itibaren artan bir hızla gelişmiştir.
TÜRKİYE GÜNEŞ ENERJİSİ POTANSİYELİ ATLASI


Güneş enerjisi konusundaki ilk ulusal kongre 1975 yılında İzmir'de gerçekleştirilmiştir. Yine ilk pasif güneş enerjisi uygulaması Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde 1975 yılında tesis edilmiştir.
Güneş enerjisi konusundaki çalışmalar ağırlıklı olarak ODTÜ, İTÜ, Yıldız ve Ege Üniversiteleri tarafından yaygın olarak yürütülmekle beraber, Türkiye'deki tek Güneş Enerjisi Enstitüsü Ege Üniversitesi bünyesinde 1978 yılında kurulmuş ve o günden itibaren faaliyet göstermektedir. 1980'lerin sonunda bu konudaki çalışmaları devlet destekli TUBITAK bünyesindeki Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü (MBEAE) yürütmektedir. MBEAE, güneş enerjisi düşük sıcaklık uygulamaları ve Türk endüstrisinin ısıl enerji ihtiyacının modellenmesi konusundaki projeleri 1977-1985 yılları arasında ağırlıklı olarak desteklemiştir. Yine TÜBITAK bünyesinde 1986 yılında kurulan Ankara Elektronik Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü güneş pillerinin tasarımı ve üretimi konusundaki çalışmaları desteklemektedir.
Uluslararası Güneş Enerjisi Derneği Türkiye Şubesi (International Solar Energy Society Turkey Branch UGET-TB) 1992 yılından itibaren Türk devletinin izniyle aktif olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Devlet Meteoroloji Enstitüsü (DME) geçen yüzyılın başından itibaren gittikçe artan sayıdaki istasyonlarda iklimsel verilerin kayıt edilmesi, değerlendirilmesi ve bilginin dağıtılması konusunda aktif olarak çalışmaktadır. Diğer taraftan Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİEİ) de güneş enerjisi ile su ısıtma, aktif ve pasif mahal ısıtması, yoğuşturan toplayıcılar ve güneş pilleri konusundaki çalışmalara imkân sağlamaktadır. Bu kuruluş 1982 yılından itibaren yenilenebilir enerji kaynaklarının ve özellikle güneş ve rüzgâr enerjisinin geliştirilmesinden sorumludur. Bu kuruluşun geçmiste bu konudaki çalışmaları daha ziyâde araştırma ve geliştirme ve projelerin tanıtılması konusunda olmakla beraber son yıllarda kaynakların tesbiti ve potansiyel tayini ağırlık kazanmıştır. Makina Kimya Enstitüsü (MKE) kurumu ise düzlemsel ve silindirik parabolik toplayıcıların üretimi, testleri ve pazarlanmasına yönelik çalışmaları kısa sürelerle gerçekleştirmiştir. Türkiye'deki güneş enerjisi araştırmalarını temel olarak iki ana gurupta toplamak mümkündür:
• 1. Güneş enerjisi potansiyelinin tesbiti ve tayini hakkındaki çalışmalar
• 2. Güneş enerjisi uygulamaları ve teknolojisi ile ilgili çalışmalar

Güneş Enerjisi Uygulamalarına Yönelik Çalışmalar
Ülkemizde günes enerjisi uygulamalarına yönelik çalışmalar da düşük sıcaklık uygulamaları ve yüksek sıcaklık uygulamalarına yönelik çalısmalar olmak üzere iki gurupta incelenebilir.
1-Sıcak Su Sistemleri:
Bu uygulamalardan en önemli ve ticari yönden başarı kazanmış olanları düşük sıcaklık ve bunun içinde de sıcak su ihtiyacına yönelik olan çalışmalardır. Güneş enerjili su ısıtıcıları, bazı kaynaklarda evsel güneş enerjili sıcak su sistemleri olarak da geçmektedir. İlk defa 1975 yılında Izmir'de imalatına başlanmıştır ve Türk halkı tarafından da bu teknoloji kabul görmüştür. Bu tarihten itibaren çeşitli şirketler tarafından üretimine başlanarak piyasaya verilmiştir. Türkiye'de üretilen güneş enerjili sıcak su ısıtıcılarının çoğu termosifontip ısıtıcılardır. Bu sistem bir toplayıcı, depolama tankı ve baglantı elemanlarından meydana gelmektedir. Kullanılan toplayıcılar ise düz toplayıcı, yoğunlaştıran toplayıcı veya vakumlu toplayıcı olabilmektedir. Ancak ülkemizde bu sistemlerde en yaygın kullanılan toplayıcılar genellikle düz toplayıcılardır. 1999 yılında çalışmalar sonucunda, temel teşkil eden anket çalışmasında Türkiye'de üretilen düz toplayıcıların % 41'inin yutucu yüzey alanının 1.82 m2, %23'ünün ise 1.71 m2 olarak imal edildiğini tesbit etmistir. Güneş toplayıcılarının yıllık toplam üretim miktarının ise 200,000 m2 seviyesine eriştiği de bu çalışmada belirlenmiştir. Yine tesis edilen toplam toplayıcı alanının 3.5 milyon m2 olduğu da tesbit edilmiştir. Bu sektörde 100 ün üzerinde firma 2000 çalışanı ile hizmet vermektedir. Türkiye'de güneş enerjisi uygulamaları açısından Türk Standartları Enstitüsü tarafından geliştirilmiş iki standart bulunmaktadır:
2- Buhar Üretimi:Absorpsiyonlu soğutma ve sanayideki diğer uygulamalar için güneş enerjisi ile buhar üretimine yönelik çalışmalar ilk defa Taşdemiroğlu E. (1986) tarafından yapılmış çalışmalar ile başlamıştır. Türkiye'de MKE (Makina Kimya Endüstrisi Kurumu) silindirik parabolik toplayıcıları imal eden ilk kuruluş olarak dikkat çekmektedir. Bu toplayıcıların verimleri ve bu toplayıcılar kullanılarak elde edilen kızgın su ile bir sanayi kuruluşunun enerji ihtiyacının modellenmesini konu alan çalışmalar literatürde mevcuttur. Bu tip toplayıcılar kullanılarak güneş enerjili absorpsiyonlu sistemlerin simulasyonu, modellenmesi, tasarımını içeren çeşitli çalışmalar da literatürde yer almaktadır.

Türkiye'de Kurulan Güneş Evleri
Güneş Enerjisi ile pasif ısıtma sistemlerinin binaların ısıtma yüklerine büyük katkısı olduğu açıktır. Türkiye'de Karadeniz Bölgesi ile Kuzey Doğu Anadolu hariç güneş enerjisinin konutların ısıtılmasına olan büyük katkısı yapılan çalışmalarda ortaya konmuştur. Türkiye'de Pasif Güneş Enerji Sistemleri konusunda, bazı üniversiteler ve enstitülerde yapılan çalışmalar dışında çok fazla çalışmanın olmadığını söylemek mümkündür. Bu amaçlara bağlı olarak ülkemizde kurulan güneş evleri aşağıda sıralanmıştır:
• Türkiye'de ilk güneş evi 1975 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesinde tesis edilmiştir. Bina iki katlı olup 96.6 m2 alana haizdir.
• Çukurova Güneş Evi 33 m2 olup, 1981 Temmuzunda kurulmuştur.
• Maden Tetkik Arama Enstitüsü Güneş Evi ise, güneş pilleri ile çalışan sistemler mevcuttur. 14 kWp yine 1981 yılında Marmaris Mugla da tesis edilmiş ve toplam alanı 113.5 m2 dir.
• Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Laboratuvarında da 1986 yılında toplam zemin alanı 3000 m 2 olan bir güneş evi bulunmaktadır.

Güneş Pilleri ve Uygulamaları
Türkiye'de bu konudaki çalışmalar 1980'li yıllarda başlamıştır. İlk güneş pili ile çalışan ısı pompası Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Laboratuvarında kurulmuştur. Elektrik İsleri Etüd İdaresi tarafından da 1983 yılından itibaren başlatılan çalışmalar sonucunda ilk güneş pilleri ile çalışan laboratuvar ölçekli güç santrali Didimdeki Araştırma Laboratuvarında 1998 yılı Haziranında tesis edilmiştir. 1990'ların sonuna doğru bu yöndeki çalışmalar artarak devam etmiş ve dört adet güneş pilleri ile çalışan ve yaklaşık olarak toplam kurulu gücü 50 kWp olan sistemler telekominikasyon amaçlı olarak Afyonkarahisar, Göcek, Uşak ve Kahramanmaraş'a kurulmuştur.
Güneydoğu Anadolu bölgesinde toplam kapasitesi 100 kWp kurulu güce erişmiş olan güneş PV güç ünitesi Berke Barajında bazı ünitelerin ilk enerji taleplerini karşılamak için kurulmuştur.
Güneş pillerinin uygulanmasına yönelik özel sektör çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca güneş pili ile çalışan araçlar, aydınlatmalar, trafik şıkları şeklinde de uygulamalar mevcuttur.
Ülkemiz coğrafi konumu nedeni ile yenilenebilir enerji kaynakları arasında güneş enerjisi yönünden oldukça şanslıdır. Ortalama olarak güneşten sağlanan enerji, yıllık 36x106 taş kömürüne eşdeğer enerji sağlayabilecek potansiyele sahiptir. Yılda 2640 saat güneş ışını alan ülkemizde, ortalama güneş enerjisi miktarı 290 w/m2 civarındadır.
Ülkemizde güneş enerjisinden faydalanarak sıcak su ihtiyacını gideren ev örnekleri, güney sahillerinde bol miktarda mevcuttur. Güneş enerjisi ile konut ısıtması, konut soğutması, sıcak su temini, sera ısıtması, elektrik enerjisi üretimi, yüzme havuzu ısıtması ve endüstrinin sıcak su gereksinimi karşılanabilmektedir.
Örneğin Konya’dan dünyaya hizmet yapabilme amacıyla 1997 yılında kurulmuş bir firma Güneş Pili. Genç dinamik bir kadro, dolayısıyla müteşebbis bir ruh, vatansever gönüller, teknik donanım ve Türkiye’de arayıp bulamayacağınız bir bilgi birikimi ve tecrübe. Neden mi? Firmanın Almanya’daki ortağı Konyalı bir Türk ve ömrünü bu işe vermiş olması sebebiyle işini iyi biliyor. İmkân verilse Türkiye’nin göbeğine, güneş ışın veriminin en yüksek olduğu bölgeye kocaman bir güneş paneli fabrikası konduruverecek, Ar-Ge çalışmaları bu yönde gelişiyor. Firma sıcak su sistemlerinde kullanılan güneş kolektörleriyle, aydınlatmada kullanılan güneş panellerini birleştirerek ekolojik, ekonomik yaşam sloganıyla, hem sıcak hem de aydınlık bir yatırım hedefliyor. Yukarıda izah edildiği gibi Konya güneş termik santrali kurulabilecek 4600 km²’lik 5 alandan biri. Dolayısıyla Konya geniş ve düz ovalarıyla hem fabrika kurulması hem de santral kurulması açısından verimli ve sorunsuz bir bölge konumunda.

Türkiye’de neler yapılabilir?
Bireysel, orta ve büyük ölçekli enerji üretim tesisleri kurulabilir.
Almanya’nın 3 katı üretim mümkün olabilir.
İşsizlik önlenebilir, dışa bağımlılık ve kaçak azaltılabilir.
Akdeniz bölgesinde kışın sera tarımı güneş enerjisi kazanımıyla arttırılabilir.
Enerji üretimi için dışarıya bağımlılık kalmaz ve kapasite sorunları çözülür.

Türkiye ne yapmalı?
Güneşten elektrik üretimi için lisans başvuruları açılmalı,
Lisans verilmesi konusunda teknik kriterler açıklanmalı ve öncelikle kamu tüzel kişiliğine haiz müteşebbislere ve sonrasında özel müteşebbislere kolaylıklar sağlanmalı,
Güneşten elektrik üretimini teşvik edici alım fiyatı uygulanmalı, vergi destek programı hazırlanmalı,
Eğer Türkiye güneş enerjisini kullanma konusunda bir devlet politikası oluşturmalı,
Özellikle elektrik dağıtım şirketleri, belediyeler sokak aydınlatmalarında, bahçe ve park aydınlatmalarında, trafik sinyalizasyonlarında, bilboard ve reklam panosu aydınlatmalarında güneş pilleri kullanacak şekilde kanunlarla ve teşviklerle yönlendirilmeli.

Tarımsal sulamada güneş enerjisi kullanımı
Fotovoltaik pillerde üretilen elektrik akımı bir güç kontrol cihazına oradan da pompaya ulaşmaktadır pompa tarafından su, su deposuna oradan da tarımsal sulama için tarlalara taşınmaktadır.
Türkiye'de 8,5 milyon hektar ekili alandır ve ekili alanların sadece 1/3 ne DSİ tarafında su getirilmiştir geri kalan alanda çiftçiler petrol ile çalışan su pompaları ile tarlalara su getirmektedir. Mazotlu pompalar düzenli bakım istemektedir ve enerji kaynağı olarak mazot kullanmaktadır. Fakat güneş enerjisi ile çalışan su pompalarında enerji kaynağı güneştir ve hiçbir bakım gerektirmemektedir. Ve bu sistemlerin her yerde kullanılması mümkündür. Güneş pilli pompa sistemleri ile petrol tabanlı su pompalarını karşılaştıracak olursak;

Güneş Enerjisinin Avantajları
Güneş Enerjisinden %25 gibi yüksek bir verimle enerji dönüşümü yapmaktadır.
Sınırsız çalışma ömrüne sahiptir.
Üretimi kolaydır
Çoğunlukla üretildiği yerde tüketildiğinden enerji nakil hattına ihtiyaç duymaz.
Çıkış gücü/ağırlık oranı yüksektir
Temiz bir enerji kaynağıdır
Tehlikesizdir.
Dezavantajları
Pahalıdır
Depo elemanına ihtiyaç duyar (özellikle kapalı havalarda ve geceleri)
Çok fazla güneş alan bölgelerde ısı yüzünden verim düşer
Çok fazla yer kaplarlar
Fakat güneş dünyadaki tek bedava kaynaktır.
Güneş enerjisi ile tarımsal sulama yapacak olursak bunun için üç önemli faktörü dikkate almalıyız
Suyun pompalanacağı yükseklik
Günlük su ihtiyacı
Bölgede güneşlenme süresi

Evlerde güneş enerjisi kullanılabilir mi?
Almanya, ABD, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde, kullanılan fazla elektriği genel elektrik şebekesine aktaran bir sistem vardır. Bu sistem iki yönlü çalışır. Bir üretim kısmı, bir de tüketim kısmı. Her iki kısma da elektrik sayaçları takılarak, bir yandan güneş panellerinin çıkışına takılacak sayaçla üretilen enerjiyi tespit edeceksiniz, bir yandan da mevcut kullanılan sistemdeki gibi evin giriş hattındaki sayaçla da evde kullanılan yani tüketilen enerjiyi bileceksiniz. İki sayaç arasındaki fark kullanılmayan ve şebekeye aktarılan elektriği ortaya çıkarıyor. Konutta kullanılan elektrikle, şebekeye aktarılan elektrik miktarı arasındaki fark tespit ediliyor ve devlet elektriğin her kilovatına belirlediği oranda ödeme yapıyor."
Böyle bir sistemin kurulması mevcut kanunlar ve enerji şebekesi altyapısı düşünüldüğünde çokta kolay ve ucuz değil. Şebeke altyapısı dağıtım şirketlerinin yapacakları çalışmalarla kısa sürede çözülür. Ortalama bir daire tüketimi için maliyeti 15 bin Euro'yu bulan sistem devlet desteği olmadan kendini 10-15 senede amorti edebilir. Burada önemli olan amorti süresinin kısalması ve Türkiye'de de yaygınlaşabilmesi için devlet teşvikidir. Öncelikle yasal değişiklikler yapılmalı. Ardından böyle bir sayaç sisteminin oluşturulması ve vatandaşın devlete elektrik satmasını sağlayabilecek bir bürokrasinin kurulmasıdır.

Kaynak: www.gunessistemleri.com
www.enerji-dunyasi.com
3e Electrotech
Pazar, Mayıs 17, 2009 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 0 Yorum »

0 yorum: