ORUÇLUNUN SERMAYESİ, AÇLIK!

“Ramazan ayı… İnsanlar için hidayet olan, doğru yolu ve hak ile batılı birbirinden ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur’an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onda oruç tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah’ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.” (Bakara Suresi, 185)
Nefse hâkimiyetin en kesin çaresi, en emin yolu oruç tutmaktır. Gün sayısında, mevsim ve zamanlarda bazı farklar bulunmakla beraber bizden evvelki ümmetlere oruç farz kılınmıştı. Allahû Teâlâ onlara ihsan ettiği bu lütfu bize de ikram etti ve takva mertebesine ersinler diye, hicretin ikinci senesi, ümmet-i Muhammed’e orucu farz kıldı.

Pazartesi, Temmuz 06, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (30)

ONUN ADI AŞK
Onun adı aşk,
O şekilsiz,
kalıptan kalıba dökülmede,
O sevmede, sevilmede…
Durmadan o, almada ve vermede.
/Unutmamalı ki;/
O her şeyi,
bitmeyen saflığıyla değişmede.
Onun adı aşk,
Onu tanımak ne güzel,
Öyle büyük bir duygu ki o,
Doğmada, yaşamada, ölmede,
Onun ödülü, elbette cennette.
15.12.1996

Cumartesi, Temmuz 04, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

BARUT KOKUSU ORUÇ BOZAR MI?

Vücuda bir şey girerse oruç bozulur, vücuttan bir şey çıkarsa abdest bozulurdu öyle değil mi?
Denize girsem orucum bozulur mu, ya da oruçluyken sakız çiğnenir mi soruları süslüyor hala iftar ve sahur programlarını.
Peki, Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Suriye’de, Somali’de, Mısır’da müslüman kardeşlerimizden kopan kollar, bacaklar bozar mı abdestlerini, ya da kör namlulardan çıkarak mazlum bedenlere saplanan zalim kurşunlar ve bombalar oruçlarını bozar mı?
Mesela Mısır zindanlarında yatanlar bir iftar vakti, sahursuz tuttukları oruçlarını darağacında açsalar, o gün kaçırdıkları akşam ve teravih namazları sorulur mu hesap gününde kendilerine?
Müslüman coğrafyasında patlayan bombalardan arta kalan barut kokusu, kendini bilmez bir rüzgârla ulaşsa umursamaz burunlarımıza bizim oruçlarımız zarara uğrar mı?

Pazartesi, Haziran 29, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (29)

YEDİ RENKLİ SEVDALAR

Ne ayrılıklara ağıt yak,
Ne gönüle ferman yaz.
Bırak aksın çoşarak,
Dolu dolu bembeyaz.
Bugün dağ tepe geçer,
Yarın engin ovalardan dökülür,
Öbür gün rahmet olur,
Sevdalanır çatlamış dudaklardan.

Bir başka gün, kayalıklarda köpürür,
Ve bakarsın yine günlerden bir gün,

Cumartesi, Haziran 20, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

MERHABA YA RAMAZAN


Rahmet ve bereketinle sarmak için bizleri,
Hoş geldin merhamet kânı, sefa geldin, hoş geldin.
Müminlerin dudağında, ismin şeref hecesi,
Hoş geldin gariplerin sevinci, infak ayı, hoş geldin.

Geçen yıl hüzünle yolcu ettiğimiz muhteşem ve mübarek Ramazan ayıyla kucaklaşmak için çarpıyordu gönüllerimiz ve coşkuyla kabarıyordu duygularımız…
Kalplerin tövbe ile tamirinin gerçekleştiği, zayıf iradelerin güçlendiği, dağınıkların giderildiği, ibadetlerin diri tutulduğu, zikirlerin şahlandığı, iman parkurunda ihlâs yürüyüşümüzün hızlandığı Ramazanın gölgesi işte düştü üzerimize…

Perşembe, Haziran 18, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

BAŞARILI OLANLAR İÇİN EN ÖNEMLİSİ, YENİLİK...

Nedir başarı?
Çok para kazanmak mı?
Çok yükseklere çıkmak mı?
İşini iyi yapmak mı?
Mutlu olmak mı?

Başarı, "başarma işi" ve "bir işte elde edilen yararlı sonuç, muvaffakiyet", başarmak ise "bir işi istenilen biçimde bitirmek" olarak tanımlanıyor. Yani başarmak için önce ne istediğinizi bilmeniz, ne istediğinizi bilmeniz için ise kendinizi iyi tanımanız gerekiyor.

Pazartesi, Haziran 15, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (28)

YAKINIM SANA

Uzaklıklar seni korkutmasın,
Elindeki kalem kadar yakınım sana.
Başkaları seni sarmasın,
İçindeki sevgin kadar yakınım sana.
Gözlerin uzakları aramasın,
Kokladığın çiçek kadar yakınım sana.
Yüreğin başka sevgi bulmasın,
Kalp atışların kadar yakınım sana.
13.12.1996

Cumartesi, Haziran 13, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

HER YERİN BAŞLANGIÇ NOKTASI

Hz. Mevlana, Mesnevi’de tembellikle ilgili bir çok hikaye paylaşır bizlerle…
Biri var ki kısaca paylaşmak isterim.
“Birisi, Davut Peygamber zamanında her akıllı ve ahmak adamın yanında, daima şöyle dua edip dururdu. “ Yarabbi, bana zahmetsiz, eziyetsiz bir rızık bir servet ver. Beni tembel, hor, hakir, ağır ve miskin yaratan sensin. Zayıf ve sırtı yaralı eşeklere, atlarla katırlara yüklenen yük yüklenemez ki.
Yarabbi, mademki beni tembel yarattın, rızkımı da tembelliğime bakarak ben çalışmadan ver.

Pazartesi, Haziran 08, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (27)

SENİ FALCIDAN DUYDUM…

İlk kez avucumda çıkmıştın,
falcının dudağından.
Anlattıkça anlattı,
resmini çizdim boşluğa,
Ne olurdu sanki seni görmeseydim,
Bulutlara bakıp işte şu da ona benziyor demeseydim,
Ne oldu bana, ne haller geldi başıma?

Bilmiyorum bana ne yaptın?
Acı veren tek şey sevdiğini bilmemem…
Acaba sevebilir misin beni?
Yar diyebilir misin sen de.
Bil ki ben her an seni düşünüyor,
Seni yaşatıyorsam içimde,
Bunun tek sorumlusu falcı.

Cumartesi, Haziran 06, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

KUR’AN-I KERİM’DE DUA, DUA’DA KUR’AN-I KERİM

Dua; Allah’a yaklaşmanın, O’nun rızasına nail olmanın ve O’nun davetine icabet edip, O’na iltica
etmenin yegâne ve tek yoludur. Bakara Suresi 186. ayette Allah şöyle buyuruyor; “Kullarım beni sana soracak olursa, muhakkak ki ben onlara pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar. “
Dua, Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Allah ile bağlantı kurma ihtiyacı ise insanın fıtratında yani yaratılışında vardır.

Pazartesi, Haziran 01, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (26)

SENİ DÜŞÜNMEKTEN

Uyuyamadım seni düşünmekten,
Küstü uyku gecelerime.
Haram oldu düşler ruhuma sensiz,
Kar yağdı, tipi vurdu, buz kesti kalbim.
Benliğim yok oldu, ki
mim ben?
Bu kaçıncı sensizlik,
Bu kaçıncı deprem, kaçıncı yok oluş?
Bahçemdeki güllerim soldu,
Gözlerime baldıran zehiri doldu,

Cumartesi, Mayıs 30, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

EĞER İLE BAŞLAMAYIN

Eğer daha akıllı olsaydım…
Eğer daha güçlü olsaydım…
Eğer daha zengin olsaydım…
Eğer daha ünlü olsaydım…
Eğer daha bilgili olsaydım…
Eğer bütün bunlara uzun zamandır sahip olan köklü bir ailenin üyesi olsaydım…
Eğer bütün bunlardan dolayı daha geniş, daha etkili bir çevrem olsaydı…
Eğer bu çevreyi dilediğim zaman harekete geçirebilseydim ve o çevrenin imkânlarını kendi isteklerim doğrultusunda kullanabilseydim…
Bu tür dileklerin basit birer hayâl olmaktan çok daha ileride belki de geride bir yönü yok mu?

Pazartesi, Mayıs 25, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (25)

SENSİZLİK YALNIZLIKTIR

Yalnızlık bir şarkıdır, hep dillerde dolaşan,
Kimi zaman soluktur, kimi zaman korkulan.
Sensizlik yalnızlıktır, yüreğimde çağlayan,
Umarsız akar durur, bırakıp gittiğin zaman.

Ne geceler gece, ne de gündüzler öylesine,
Yuvarlanır çığ gibi, büyür hep yüreğimde,
Yalnızlık ne bir telaş, ne bir korku, heyecan,
Ritimsiz bir kalp atışı, yokluğunu paylaşan.

Saatleri gün gibi, günleri yıl yaşatan,
Kefenimi saçlarımdan, giydirmeye başlatan,
Ruhumu şeytan diye, sessizlikle taşlatan,
Ömrümü yakar durur, beyhude geçen zaman.
13.12.1996
Cumartesi, Mayıs 23, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

İDDİALI OLUN VE HEDEFLERİNİZİ BAŞARIN...

Onları diğerlerine eşit ve değerli olduklarını düşündüren şey nedir?
Kimliği biçimlendirmenin temel bileşenlerinden birisi iç konuşmalardır. İç konuşma, kaydedilmiş bant kayıtları gibi zihnimizde sürekli tekrarlanan mesajlardır. Bir an için bunun anlamını düşünün. Aşağıdaki durumları yaşadığınızda kendi kendinize ne diyorsunuz?
Hata yaptığınızda (“Hay Allah, salağın tekiyim ben” mi “Bunu yapabilirim” mi?) Zor bir işin üstesinden geldiğinizde (“Vay, amma da şanslıyım” ya da “Çok zekiyim, çok”) Övgü aldığınızda (“İndirimden aldığım eski bir gömlek sadece” ya da “Ya evet, ben de seviyorum”) Başarısız olduğunuzda ( “Bunu yapmayı asla başaramıyacağım” ya da “Hımm, bu işe yaramadı –başka nasıl yapılabilir acaba?”)

Salı, Mayıs 19, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (24)

SENİ, SENSİZ SABAHLARA BIRAKMAYACAĞIM
Şimdi, şiirlerim şahit,
Ellerin ellerimden emin…
Nerede,
Neden,
Ve niçin,
Avuçlarına aldın aşkımı
Yanaklarında yaktın yangınlarımı.

Sana sarılamadığım sarı sabahlarda,
Elemlerimi eklerken eskilerine,
Nasıl nazlıca, nasıl narince,
İsterdik ilkin ikimizde,
Sevdamızın sonsuzluğu sarmasını.


Cumartesi, Mayıs 16, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

TESADÜF YOK, TEVAFUK VAR...

Hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inanıyorsanız, siz de benim gibi bu yazıyı çok seveceksiniz...
" Bazen hayatımıza giren öyle insanlar olur ki; onların belli amaca hizmet etmek, bize bir ders vermek, kim olduğumuzu ya da olmak istediğimizi bulmamıza yardım etmek için bizimle olduklarını yüreğimizin derinliklerinde hissederiz.
Bu insanların kim olacağını asla önceden kestiremezsiniz; belki oda arkadaşınız, komşunuz, profesörünüz, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınız, sevgiliniz ya da belki de sadece göz göze geldiğiniz bir yabancı...

Pazartesi, Mayıs 11, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (23)

SENİN OLSUN
Ümitlerimiz, kederlerimiz benim,
Mutluluklarımız yalnız senin olsun.

Hayallerimiz, rüyalarımız benim,
Uykularımız yalnız senin olsun.

Karanlıklarımız, korkularımız benim,
Aydınlıklarımız yalnız senin olsun.

Ağıtlarımız, gözyaşlarımız benim,
Kahkahalarımız yalnız senin olsun.

Her şeyin güzeli beraber olsun,
En güzeli de yalnız, yalnız senin olsun.
11.12.1996
Cumartesi, Mayıs 09, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

KAPAT GÖZLERİNİ


Günün birinde yolu bir dergâha düşen kendi halindeki adam, dergâhta, bir Mevlevî ile bir Bektaşî'nin oturmuş sohbet ettiklerini görünce dayanamaz ve yanlarına yaklaşır. Kendini tanıtır ve dergâhı merak ettiğini, nasıl zikir edildiğini izlemek için geldiğini söyler. Mevlevî ve Bektaşî erenleri başlarlar adama çeşitli nasihatlerde bulunmaya, her biri kendi yolunu mümkün olan en tatlı dille anlatmaya çalışırlar. Zavallı adam bir yandan onları dinlerken, bir yandan da gözleri onların giydikleri giysilere takılır. Mevlevî'nin giydiği kıyafette kollar o kadar geniş ve uzundur ki hem içine üç kişinin birden kolu sığabilir, hem de uzun olduğu için yalnızca kolları değil, elleri de örtmekte, kapatmaktadır.
Pazartesi, Mayıs 04, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (22)

BU GECE...
Bu gece!
Yine yalnız, bir başına, 
boş sokak ve kaldırımlar...
Şimdilerde bu sokaklarda, 
benim ayak seslerim,
Öylece ilerliyorum yapayalnız, 
çekimsiz korkulardan.
Sadece ayak sesleri ve yalnızlığım, 
acı ötesi bir düş bu gece…

Bu gece!
Boş sokaklarda, 
yankılanıyor ayak seslerim.
Baş kaldırıyor öfkelerim,

Cumartesi, Mayıs 02, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN 50 TAKTİK (5)

41. SİZİ NELERİN HUZURSUZ ETTİĞİNİ ÖĞRENİN
Sizi nelerin huzursuz ettiğini bildiğinizde, içinde bulunduğunuz olumsuz durumdan uzaklaşabilir ve bunun sonucu ortaya çıkan gerilim ve hayal kırıklıklarından korunabilirsiniz.
Eğer kaçamayacağınız bir durum söz konusu ise, onu daha iyi bir hale getirmek için neler yapabileceğinizi düşünün.

42. SİZİ NELER MUTLU EDER?
Bu sizin psikolojiniz ve tutumunuz için hayati önem taşır. Sizin ‘mutluluk’ tuşunuz tutum ve davranışlarınızı tekrar ve tekrar geliştirmek için gereklidir. Mesela ben, kötü bir ruh hali içerisindeysem, sabah kahvaltı yapıp yapmadığımı kontrol ederim. Eğer yemediysem, sistemime besin aldıktan sonra 180 derecelik bir dönüş yaşarım. Ruh halim düzeliverir.

Pazartesi, Nisan 27, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (21)

HİÇ Mİ?

Sen hiç ağladın mı
yağmur yağarcasına,
Ve bütün şarkılar
hüzünlü geldi mi kulağına,
Sesini duyurmak isterken,
sözcükler düğümlenip boğazına,
Kendinle tek başına,
dertleştiğin olmadı mı hiç?
10.12.1996

Cumartesi, Nisan 25, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN 50 TAKTİK (4)

31. ABARTMAYIN ( GEREĞİNDEN FAZLA HEDEF 
İLE ÇALIŞMAYIN)
Aynı anda çok fazla hedef üzerinde çalışmayın. Başlamak için bir ila üç arası hedef uygun olacaktır.

32. İLERLEMENİZİ ÖLÇÜN
Çalışmalarınızdaki ilerlemenizi ölçün. 300 sayfalık bir roman yazmak istiyor olabilirsiniz. 300 sayfayı birden hedeflemeyin. 25 ila 50 sayfalık artışlar şeklinde düşünün ve tamamladığınız sayfaların günlük çetelesini tutun. İlerlemenizi ölçmek, hedefiniz gerçekleşinceye kadar motivasyonunuz en üst seviyede tutacaktır.

33. İSTEK LİSTESİ HAZIRLAYIN
Kendinizi yapmak zorunda hissettiğiniz yada yapmayı gönülden istediğiniz 10 şeyin listesini yapın. Bir iş kurmak, maratonda koşmak, Avrupa’yı ziyaret etmek, Japonca öğrenmek vs.
Bu listeyi ofisinizde ve/veya evinizdeki panoya yapıştın.

Pazartesi, Nisan 20, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (20)

KIRIK AYNA
 
Saçlarını tararken kırık ayna karşısında,
Hayalim gelir, aklına
Ve bakarsın siyah beyaz fotoğrafıma.

Bedenin titrer eline aldığında,
Yüzün acı acı gülümser,
Kalbinde anlatılması zor bir keder.

Yavaş yavaş dokunursun,
Ruhumda okunursun,
Titreyen ellerinle kaldırırsın tekrar,
Aynanın aynı köşesine.

Bir kırık ayna bilir beni,
Bir de senin gözlerin.
Ben seni görürüm,
Kırık aynanın her zerresinde.

10.12.1996

Cumartesi, Nisan 18, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN 50 TAKTİK (3)

21. HEDEFLERLE ÇALIŞIN
Hedefler ile ilgili en önemli ipucu bu. Hedeflerle çalış..!
Hedefler, hayatınızın tüm alanlarındaki gelişiminiz için önemlidir, eğer hedefsiz çalışırsanız, gelişiminizde güçlükler ile karşılaşırsınız.
İstediğinizi elde etmek için, işinizi şansa bırakmanız hiç de iyi bir yol değildir.
Earl Wilson’un güzel bir sözü var. Diyor ki: “Başarı mı? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsanız başarısız insanlara sorun..!”
Hedeflerle çalışın, onlar size başarıyı ve yanında meyvesi olan mutluluğu getireceklerdir.


Pazartesi, Nisan 13, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

ZÜLEYHA'NIN YUSUF'A MEKTUBU


Züleyha, kalbi acının anlamına dair sınırlarda dolaşmaya başlayınca,
Yusuf’a bir mektup yazmaya karar verdi.
İçindeki hallere tercüman olacak sözcükleri bulup da Yusuf’a göstermek istedi.
Dedi, her vasfın karşılığı bir sözcük var nasılsa.
Bende halimi arz edeyim sözcüklerle Yusuf’uma.
Papirüsten ezilmiş kâğıdı, sivri kalemi aldı eline.

Yusuf diye yazdı, namenin en başına, sayfanın tam ortasına.
İçinden binlerce Yusuf ses verdi.

Cumartesi, Nisan 11, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN 50 TAKTİK (2)

11. BADİLİK SİSTEMİ KURUN
Eşinizin kendi gelişimine yönelik hedefleri yada bir şeyleri başarmak isteyen yakın bir arkadaşınız var mı? Eğer varsa, onlar ile ‘badilik sistemi’ kurun. Birbirinizi motive edin, uyarın, cesaretlendirin ve hedeflerinizde yardımcı olun.

12. KENDİNİZE BİR MODEL BULUN
Kendisinden bir şeyler öğrenebileceğiniz rol model seçin. Bu kişi, sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmalıdır. Saygı duyduğunuz bir insanı örnek aldığınızsa, tekerleği yeniden icat etmeniz gerekmeyecektir.

Pazartesi, Nisan 06, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (19)

AKLIMA DÜŞÜYOR, HİÇ GİTMİYORSUN…

Bazen aklıma öyle bir düşüyorsun ki;
Türkü olup dolanıyorsun dilimde,
Bir şiir oluyorsun kırık kalemimde,
Bazen aklıma düşüyor, hiç gitmiyorsun.

Her bir sigaraya adını veriyorum,
Duman duman seni çekiyorum içime,
Ciğerlerime doluyor, acıtıyorsun beni,
Bazen aklıma düşüyor, hiç gitmiyorsun.

Uçsuz bucaksız göğe kaldırıyorum başımı,
O an özgürlüğüm, kanatlarım oluyorsun,

Cumartesi, Nisan 04, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN 50 TAKTİK (1)

Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için hayati önem taşır. Aşağıdaki ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu sürdürebilmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir. Uygulamadığınız sürece, genel kültürden öteye geçmeyeceklerdir.

1. HİKÂYENİZİ YAZIN
Temiz bir kağıda bir iki paragraf olacak şekilde arzu ettiğiniz geleceğin hikayesini yazın. Gelecekte yapmakta olduğunuz şeyi, yaşadığınız yeri ve sahip olduklarınızı yazın. Bu sizi, hem şimdi hem de gelecekte motive edecektir.

2. GELECEĞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN
Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olarak görmek istiyorsanız, onu yaparken canlandırın. Sağlıklı bir


Pazartesi, Mart 30, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (18)

MECNUN OLMA İSTİDADIM VAR…

Hissedince sana vurulduğumu,
Baharda kuş olup uçasım gelir.
Bakınca o güzel gözlerine,
Hasreti bir anda silesim gelir.

Ama ne çare, bu can biçare,
Ne kuş olup uçabilirim,
Ne de hasreti silebilirim.
Yalnızca seni bir ömür boyu,
Çılgınca, Mecnun’ca sevebilirim.

09.12.1996

Cumartesi, Mart 28, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (17)

GECE, MEHTAP, İRİ GÜLLER VE SEN

Yine doluyum bu akşam…
Gözlerimde hüzün, aklımda sen,
Sadece sen vardın her zaman ki gibi.
Daha ilk günümüz gözlerimde,
İlk bakışmamız, ilk sarılmamız,
El ele tutuşmamız, gözlerimde canlandı.
Canlandı gözlerimde ama,
Yine sensiz bir gün geçti, yine sensiz bir düş,
Yine sensiz bir hayal bitti bu akşam.
Bu akşam sessizliğin, bu akşam sensizliğin,
Ve sevipte seninle olamamanın hasretini yaşarken,
Bir başka akşama kaldı vuslat.
İşte bir akşam daha geçti… Yine sensiz, yine sessiz.
Rüya gibi günler yaşattın bana,
Her anını, her saatini, her gününü dolu dolu…
Hâlâ güller var bahçelerde kokladığın, duruyor yerli yerinde.
Bir gün, bir uzak hatıra özlersen o günlerden,
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinlerden,
Gece, mehtap, iri güller ve seninle o güzel akşam
Vel hasıl o hatıralar hâlâ duruyor yerli yerinde…
09.12.1996

Cumartesi, Mart 21, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (16)

YOKSUN

Kim bilir ne kadar ulaşmak istedin bana.
Benim, tatlı sesine duyduğum özlemle,
Kaç kez telefonunu çaldırdığımdan habersiz.

Hay Allah! yine yoksun…
Ne zormuş,
Özleyip, ulaşamamak, bulamamak
Ellerini tutup, dizlerinde yatamamak
Yanağından küçük bir buse alamamak
Senden seni seviyorum sözünü,
Duyamamak ne zormuş.

08.12.1996

Cumartesi, Mart 14, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (15)

BU AKŞAM

El ele gezdiğimiz köhne sokaklar
Aklıma geldi de;
İçimi kapladı garip duygular,
Nedeni bilinmez bir derin hüzün,
Seninle tanışmıştım böyle bir akşam.

Süzülüp akarken yanaklarımdan,
Sararan yüzümden düşen her damla,
Çıkarken hıçkırık dudaklarımdan,
Mutluluktan ağladım, ilk kez bu akşam.

Odam sisli, kalbim buruk misali,
Dalıyorum beraber geçen günlere,
Yuvarlanıp çığ düşen ovaların timsali,
Bembeyaz doluyum yine bu akşam.

10.12.1996

Cumartesi, Mart 07, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SU'DAN SEBEPLERLE ARZUHALİMİZ (7)

SU VE TASAVVUF - II

“Ey insanlar, eğer öldükten sonra diriltilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, sizi, biz topraktan yarattık. Bir daha düşünün, size kudretimizi göstermek için, spermden, yumurtadan ana rahmiyle bağ kurarak rahim duvarına yerleşen döllenmiş yumurtaya, döllenmiş yumurtayı, oluşumu tamamlanmış ve oluşumu tamamlanmamış embriyoya dönüştürdük. Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olanları belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde tutarız, sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra olgunluk çağına, güçlü çağınıza ulaşırsınız. İçinizden kimi o çağlarda vefat eder. İçinizden kimi de ömrünün en verimsiz, en fena çağına götürülür. Bilgileri, aklî melekeleri sağlamken, hiçbir şey bilmez hale gelirler, zafiyete düşerler. Sen ölümden sonraki dirilişten şüphede isen bir daha düşün: Yeryüzünü kupkuru ve ölü bir halde görürsün. Fakat biz üzerine su indirdiğimizde, o kıpırdar, kabarır, her çeşitten iç açıcı bitkiler bitirir.” (Hacc Suresi 5. Ayet)

Pazartesi, Mart 02, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (14)

KALBİNE BENİ GÖMDÜM

Ben özlemlerimi gömdüm,
senin sevgi dolu yüreğine,
Ağlayan gözlerimi gömdüm,
gülerek bakan gözlerine,
Ben sevgilerimi gömdüm,
sıcaklığını duyamadığım ellerine,
Çılgınlıklarımı gömdüm,
bensiz geçen yıllarına.
Acılarımı, kederlerimi gömdüm,
yalnız günlerine,
Bir damla kan gömdüm yüreğine
Bir de sonbahar güllerini.

Bırak…
Tebessümü gömdüm,
dudağımın ucuna
Geçmişimi gömdüm,
bir mutluluğun başlangıcına
Hayatımı gömdüm, tüm seslerin satır başına
Sevgini kalbime ve kalbine beni gömdüm,
Seni seviyorum sözünü, senden duyabilmek uğruna.
08.12.1996

Cumartesi, Şubat 21, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SU'DAN SEBEPLERLE ARZUHALİMİZ (6)

SU VE TASAVVUF - I

Bilimsel bir telif sıralaması olarak fıkıh kitaplarında ‘su’ ilk konuyu oluşturur; fakihlerin kitapları bu sebeple, ‘temizlikle’ başlar. Fıkıh kitaplarında sularla ilgili hükümler, günümüz eşya hukukunun temel konuları arasında yer alan irtifak hakları konusunda incelenmiştir. Bilindiği gibi Kur’an-ı Kerim, İslam hukukunun birinci kaynağıdır. Bu kaynak her konuda olduğu gibi, sular mevzuunda da birinci derecede önemli bir kaynağı teşkil etmektedir. İslam hukukunun ikinci kaynağı sünnettir.
İslam fıkhında su mevzuu, tevhid ve iman bahislerinden hemen sonra gelir. Çünkü imandan sonra en önemli vecibe namazdır, temiz olmadan namaza yaklaşılmaz.
Pazartesi, Şubat 16, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (13)

SEN MİSİN?

Ne mutlu, içimde şarkılı sesin.
Bak, yine hatırlattı bana hasreti,
Her an bütün zerremde yüreğimdesin,
Kalbime dokunan, ritim sen misin?
Şarkılarda durak durak, çizgi çizgi,
Notalarda hayal, meyal sen misin?

Sen misin yanına gelip, gezemediğim,
Sana giden yolları, bilemediğim,
Gizeminin sırrına eremediğim,
Bir bakış ki sitemini çözemediğim,
İçimdeki çetin, yırtıcı sual sen misin?


Cumartesi, Şubat 14, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SU'DAN SEBEPLERLE ARZUHALİMİZ (5)

EDEBİYATIMIZDA ve SANATTA SU

Bütün eski kültürlerde olduğu gibi, Türk milletinin tarihi kültüründen kaynaklanan edebiyatımızda da, varlığın dört unsurdan meydana geldiğine inanılır. Bunlar ‘anâsır-ı erbaa’ diye bilinirdi. Bu dört unsur içinde de korunmaya muhtaç olan sadece sudur. Geçmişten günümüze insanı ruh ve beden temizliğine çağıran İslamiyet için su, bu temizliği sağlayacak olan aziz bir varlık olmuştur.
Sadece Türk-Osmanlı Edebiyatında değil Arap Edebiyatında da, Edebiyatın İslami dünya görüşü çerçevesinde geliştiği dönemlerde divan, tekke ve halk edebiyatı üsluplarına uygun olarak su, hem mecazî hem de hakikî anlamları ile yer almıştır.

Pazartesi, Şubat 09, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (12)

SEN & BEN

Sen, her güzelliğin canlı sergisi,
Ben, kırık bir gemi aşk denizinde.
Sen, kalp yarasının emi, sargısı,
Ben, yanıp kül olmuş sevda közünde.

Sen, benim dileğim hakkın vergisi,
Ben, yağmur damlası, bulut tasında.
Sen, gönülde saplı aşkın hançeri,
Ben, kara sevdanın dert yasasında.

Sen, çamlı dağlarda ağaran şafak,
Ben, sahra çöllerinin deli rüzgârı.
Sen, engin ovada sararan başak,
Ben, tozlu yolların çakıl taşları.

Sen, duru göllerin nilüferisin,
Ben, suyu kurumuş sevgi pınarı.
Sen, umut kaynağı, alın terisin,
Ben, toprak bekçisi, sert mezar taşı.


Cumartesi, Şubat 07, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SU'DAN SEBEPLERLE ARZUHALİMİZ (4)

KONYA KAPALI HAVZASINDA SU PROBLEMİ, SEBEPLERİ VE SONUÇLARI

Suyun etkin, temiz ve sürdürülebilir kullanımıyla ilgili olarak ve konunun daha iyi anlaşılması bağlamında, ülkemizin en kurak ve en az yağış alan bölgelerinden biri olan Konya Kapalı Havzası ile ilgili bazı hususları dikkatlerinize sunmak istiyorum.
Konya Kapalı Havzası Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer almaktadır. Türkiye'nin toplam alanının %7'sine denk gelen 63.219 km²’lik (göller dâhil) bir alanı kaplamaktadır. Konya Kapalı Havzası, Anadolu'nun ortasında yükselen eski bir nehir yatağının hava hareketlerine bağlı olarak oluşmuştur.

Pazartesi, Şubat 02, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR (11)

YETMİYOR

Tut ki; yanılmışım!
Bırakma beni kör kuyularda
Sorulmamış, cevap bekleyen sorulara
Sarılmamış, el değmemiş sevdalara
Yapayalnız bırakma beni
Sensizliğinle, özleminle, hasretinle, sevginle
Bırakma beni yapayalnız

Tut ki; günahlardan bıkmışım!
Kuş misali kafeslerden
Senden ayrı kalmışım
Yapamam demişim
Ne çıkar yalnız
Seni istemişim, seni sevmişim
Sitem değil inan bu serzenişim
Yetmiyor boş teselliler sensizim
Sigara dumanları, ıslak kaldırımlar, soğuk yataklar
Yetmiyor bir tanem sen olmayınca,
Sesini bile duymayınca
Yetmiyor güzelim,
Yetmiyor elini tutmayınca.

06.12.1996

Cuma, Ocak 30, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SU'DAN SEBEPLERLE ARZUHALİMİZ (3)

HAYATIMIZDA SU ve TASARRUF BİLİNCİ

Suyun hayatımızdaki yeri üzerine; her zaman kullandığımız “Su Gibi Aziz Ol” özdeyişi konunun özetidir aslında. Adeta hayatın olmazsa olmazıdır su. Her ne kadar mevsimsel olarak yağışlı günleri geçiriyor olsak da susuzluk çokta uzağımızda değil. Küresel ısınmanın sonuçlarını son yıllarda daha yoğun yaşıyoruz. Yağmurlar ve kar yüzümüzü güldürüyor ama geçmişte olduğu gibi yakıcı sıcakların gelmeyeceğini kimse iddia edemez.
Su sadece insan hayatı için değil, bütün canlılar için önemlidir. Bu yüzden olmalı ki eski hikmet; suyu toprak, ateş ve hava yanında hayatın 4 ana unsurundan biri saymıştır.


Pazartesi, Ocak 26, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , , | 0 Yorum »

GÖZLERİN

Daldan dala konup uçan gönlümü,
Bir kara sevdaya saldı gözlerin.
Bitirdi sabrımı tahammülümü,
Saplanıp ruhumda kaldı gözlerin.

Gizemli bakışlar sevda iksirin,
Gönlüm taa ezelden beri esirin,
İçimden çıkmıyor, hala tesirin,
Bütün ilhamımı çaldı gözlerin.

Kalbim hasretinle yanan bir çöldür,
Bir kere bak bana, yüzümü güldür,
Aşkınla yak beni, yahutta öldür,
Aklımı başımdan aldı gözlerin.

06.02.1989

Pazar, Ocak 25, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SU'DAN SEBEPLERLE ARZUHALİMİZ (2)

KUR’AN-I KERİM’DE SU KAVRAMI

Su, Kur'an-ı Kerim'de değişik ayetlerle ifade edilmiş ve bunlardan bazılarının anlamları ancak son yıllarda yapılan ilmi keşiflerle anlaşılabilmiştir. Susuz hayat olmayacağını idrak etmiş olan insanoğlunun yaptığı bütün çalışmalarda su belirleyici bir rol oynamaktadır. Bugün başka bir gezegende mümkün olabilecek hayatın var olduğunun ilk belirtisi olarak orada suyun olup olmadığının araştırıldığı bir gerçektir. Kur'an-ı Kerim'de su, sadece doğrudan değil dolaylı olarak da değişik hayat elemanları vasıtası ile de zikredilmiştir.
Diğer ilahi dinlerin suya bakışı da İslam’dan farklı değildir. Kısa bir örnek verecek olursak;

Çarşamba, Ocak 21, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR 10

AŞK KUŞU
Ayrılık kolay değil beklerken uzaklarda
Her zaman ağlanmaz ki, yas var gözyaşlarında
Özlem yaşanmadan, çekmeden bilinmez ki
Gözyaşının izi var yazdığın her satırda

Diyorsun ki, hasret var yatağın başucunda
Üşüyorum yağmurda, bir serçe avucumda
Bıraksam, ıslanmış hislerimle beraber
Uçup sana gelecek, duracak başucunda.
06.12.1996

Pazartesi, Ocak 19, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

SU'DAN SEBEPLERLE ARZUHALİMİZ (1)


SU VE HAYAT

Hamd âlemlerin Rabbine, salâtüselam Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, âl ve ashâbına olsun!
“Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?” (Vakıa Suresi, 68-70)
“De ki: Haber verin; eğer suyunuz yerin dibine göçüverecek olsa, bu durumda kim size bir akarsu kaynağı getirebilir?” (Mülk Suresi, 30)
Bireylerin en temel gereksinimi olan su, başlıca ekonomik faaliyetlere kaynaklık etme özelliği ile ulusların devamlılığı için yaşamsal bir kaynaktır.
Sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürmesi, büyük ölçüde temiz ve yeterli su arzına sahip olmaya bağlıdır. Su kaynaklarının geliştirilmesi ekonomik üretkenlik ve sosyal refaha doğrudan katkı yapmaktadır. Öte yandan, nüfus ve ekonomik faaliyetler arttıkça birçok ülke hızla su sıkıntısı çeker duruma gelmekte ya da ekonomik gelişmeleri kısıtlanmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma politikasının yanında, mensubu olduğumuz dini vecibeler doğrultusunda da, su kaynaklarını tasarruflu kullanma bilinci yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası her düzeyde geliştirilmelidir.

Çarşamba, Ocak 14, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , , | 0 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR 9



ÇOK UZAKLARDA 

Bu akşam yine doldu gözlerim mehtabı seyrederken,
Ah ayrılık dedim kendi kendime.
Güneşin dağlar ardında kaybolması gibi
Bende kayboldum dağlar ardında, çok uzaklarda.

Doldu yine gözlerim yağmur getiren bulutlar gibi
Kalbim hıçkırıyor, bir sevdanın yangısında
Sende ağlıyorsun şu an beni düşünerek biliyorum.
Lanet ediyorsun değil mi dağlara, beni senden ayıran yollara
Ve ah…lara gömüyorsun gözyaşlarını biliyorum.
Bende senin gibiyim şimdi, çok uzaklarda.


Perşembe, Ekim 30, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

HİÇLİK YARIŞI

İnsanı metafizik gerilime sürükleyecek üç temel unsurdan biridir hiçlik. Sevgi ve iyilik, ilk ikisidir ama, bizi hiçlik boyutuna hazırlayan bilinci veren sihirli duygulardır onlar yalnızca. Peki nedir hiçlik, nasıl bir düzeydir?
İşin madde boyutunu düşünecek olursak, milyarlarca galaksi içinden biri olan Samanyolu galaksisini, bilinen gezegenleri, güneşi, dünyayı, ülkenizi, bulunduğunuz mekân içinde kendinizi ve o milyarlarca galaksinin oluşturduğu evreni düşünün. İşte size hiçlik yani diğer bir deyişle sonsuzluk. Bizler bu sonsuzluğun içinde birer nokta bile değiliz. Ve bir ruh varlığı olarak, bu sonsuz yolculukta tekâmül ederek, Yaradan’a doğru gidiyoruz.
Bir spiritüel bilgi bakın bu sonsuzluğu nasıl anlatıyor:
“Enini bilmediğiniz bir genişlik, ucunu düşünemediğiniz bir uzunluktasınız. Ve biliniz ki, mutlaka şimdi sizin içinde bulunduğunuz o yer bile sınırlıdır, bir başka uçsuz bucaksızın içinde. Ve biliniz ki, öylesine uzanmıştır uzunluklar, genişlikler. Ve biliniz ki, en bilemeyeceğiniz yerin, en göremeyeceğiniz yerin en üstünde yalnız O, yalnız O’nun emri vardır. Ve şimdi siz küçüklüğünüzü böylece görüp, O’ndan, O’nun emrinden şüphe etmenin ne olduğunu düşünün.”
Manevi anlamda hiçliğin tarifi şudur; “Hiçlik, Allah’ın yüceliği ve bilgisi karşısında, O’na hayranlık ve saygı duyarak, kendi küçüklüğünün farkındalığını yaşama halidir.” Hiçlikte bilginin getirdiği büyük bir tevazu da vardır. Hiçlik aynı zamanda büyük bir bilgeliktir. Ayrıca hiçlikte kendini, yerini ve haddini bilme hali de vardır. Daha önceleri yazdığım “farkındalık” başlıklı yazımda “…Olgunluğun en derin tarafı saf, bilinçli, farkındalıktır bence. Eğer olgunluk mertebesine ulaşmışsak farkındalıklarımız, acı ya da zevk verici deneyimlerimiz arasında hiçbir ayrım yapmaz. Sadece bunların farkında oluruz. Çevremizde olup biten olayların içinde yer almadan ve onlarla özdeşleşmeden, tanık pozisyonundaki gözlemleme tutumu farkındalıktır. Eylemsizliktir. Farkında olmak; hiçlik, yalnızlık ve acziyetimizi itiraf etmek, diğer bir yönüyle dua etmek dışında hiçbir şey yapmamaktır. Bu bir şekilde bizim müdahalemiz olmadan her şeyi olduğu gibi görebilmektir. Nerede olursak olalım ve ne yaparsak yapalım devamlı bir şekilde tanık pozisyonumuzu korursak yeni bir varoluş düzeyine geçeriz. Aslında gerçekleştirmemiz gereken tek radikal bakış açısı da budur…” demiştim. Bu teoreme göre olgunluk farkındalığı, farkındalık da hiçliği getiriyor ardında. Yazar Mehmet Doğramacı’nın kalemiyle; “Hiçlik yarışının yolcuları bazı farkındalık halleri açıldıkça içe dönmek, kendi derinliğine dalmak, her şeyden el etek çekmek isteyecekler. Yaşamışsınızdır. Dayanılmaz biçimde yalnız kalmak hatta uzaklara çekip gitmek istersiniz. Çevre açmaz olur. Ve bunu sadece ilk zamanlar değil yolun çeşitli evrelerinde dönem dönem yaşarız. Garip ve acayip mi? Hayır. Oldukça normal. İçe dönmeden, iç dünyayı seyredemezsiniz. Resul ve Nebilerin yalnızlık süreçlerini hatırlayın. Efendimiz (sav)’in HIRA sürecini düşünün! Yalnızlık; doğacak manaların mayası. Yalnızlık; açılacak esmaların kapısı. Her idrak eşiğinde zaman zaman yalnızlık ihtiyacı doğması bu yüzden. İbadetlerde yalnızlık belli ölçülerle önerilmiştir. Ramazanın son 10 gününde İTİKAF, her gece yarısı TEHECCÜD, tek başına ZİKİR , bir köşede Hakkı TEFEKKÜR işte bu nedenle önemli. Tarikat disiplinlerinde 40 günlük çile (Erbain) çok önemsenen bir terbiye metodu. Mevlevilikte bu sürenin 1001 güne kadar çıktığını biliyoruz. Her işte olduğu gibi yalnızlık konusunda da ölçülü ve dengeli olmak sırat-ı mustakimde sebat için çok mühim! Bünye için diyet ne ise seyrin sıhhati için de yalnızlık odur.”
Evet, yalnızlık yaşamdır, yaşam da sonsuzluktur. Bunu bir bilebilsek!.. Korkularımızdan, kontrollerimizden, kendimizi “ben” dediğimiz duygularımızdan bir kurtarabilsek! Önce kendimizi, sonra herkesi, sonuçta hiçliği sevebilsek!.. Hiçlik kadar küçülebilsek, o noktaya varabilsek!.. O zaman neler olacağını, nerelere varabileceğimizi bir görebilsek!.. Bunu, şimdiki halimizle bir kıyaslayabilsek, bir karşılaştırabilsek! Ne makama ben geldim kalır, ne ben yaptım, ne de benim mülküm deme gafleti.
Söylemek kolay dediğinizi duyar gibiyim. Bir çalışanımın çocuğuna beyin kanseri teşhisi konulmuş. Tedavisi sürüyor. Bazen iyiye, bazen kötüye gidiyor çocuğun durumu. Ebeveyn perişan, teselli istiyorlar ve belki de neden biz sorusunu sorarak, tedavi mücadelesi yanında isyan dalgasıyla mücadele ediyorlar. Gözümün önüne kendi evlatlarım geliyor, Allah korusun onlara öyle bir durum olursa ne yaparım diye düşünüyorum, teselli verecek mecalim kalmıyor.
Bir dostum geliyor, eşinden boşanmış, mahkeme çocukları eşine vermiş. Dardayım, zordayım, çocuklarımı özledim, ruhum daralıyor, psikolojim bozuk, stresliyim, ne yapayım diyor. Kendime bakıyorum; derdim, sıkıntım herkesten çok. Kim verdi bunları diyorum, ben ne yaptım ki? Bir ingilizin intihar esnasında Allah’a yazdığı mektup geliyor aklıma. ‘Varsan bir mesaj gönder diyor, kapı çalıyor, adam boğazındaki ilmeği çözüp kapıyı açıyor, gelen kişi adama kutlu doğum haftası nedeniyle bir program için davetiye veriyor. Davetiyede “(Ey Muhammed!) Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik. Kullarım beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki ben pek yakınım” Mealindeki ayet var. Hemen hem nefsime, hem dostuma sesleniyorum; aç kapıyı, Allah’la dost ol, derdini dinlemeye, sana teselli olmaya gelmiş, hadi O’na doğru yol al’ diyorum. Bizler de O’na doğru yol alan varlıklar değil miyiz? Bütün ruhsal çalışmalar bizi özümüze, Allah’a götürmüyor mu, hastalıklar, şifalar, doğumlar, ölümler bizim için değil mi zaten diyorum… Bütün narsistliğimden boşalıp, acizlikle doluyorum birden… Ve Sebahattin Zorlu’nun dizeleri geliyor aklıma:

Ey kendini küçük bir şey sanan,
İnsanda doğar, batar iki cihan,
Sen onu et kemik görürsün amma;
Ondan başkası değildir yaşayan.

Hiçliktir huzur, sessizliktir lisan,
Ne hikmetse bunu unutuyor insan,
Ne zaman dalıp meyil etsem dünyaya,
Hapishanem olur mekan, gardiyanım olur zaman.

Öyleyse; dua etmekten başka ne gelir elden. Dua hiçliğimizin itirafı değil mi ki zaten. Her şeyi veren O olduğu gibi, alacağı zaman bizi fiillerin sebepleriyle meşgul edip, kuluna kendini imtihan sırrına rağmen kabir başında yalnız tek başına kaldığımızda, yani en apansız, en zamansız bir anda kafamızı vurduğumuzda mezar çatısına, apaçık kendini aşikar gösteren de o değil mi?
Şimdi gelin baştan alalım isterseniz; şeksiz şüphesiz sevgi ve iyilik, ardından olgunluk mertebesi, daha sonra farkındalık, farkındalığın kendini bilme boyutunda yalnızlık, evren içinde yalnızlığın dayanılmaz hiçlik duygusu ve Allah karşısında acziyeti anlayıp O’na ram olma, dua dua yalvarma.
Bir hiçlik yolcusunun dizeleriyle son verelim isterseniz.

Öylesine çoktular ve aslında yoktular.
Kıl payı kaçırılmış zamanların ve bütün bir hayatın tortusu gibi,
hep yanı başımızda ve göz hizamızda kaldılar.
Sert kapaklı, ciltli ve kuşe kâğıda basılmış hayat hikâyeleri vardı her birinin.
Gözler her yerde onları aradı.
Var olmak biraz zaman alırdı, var kalmak bir anlık masal.
Ya hiçlik.
Bir ömür? Bir kaç ömür. Ömürler…
Yola çıkmakla ‘hiç’ olunmuyor üstâdım..
Yolcu daha hiç nedir bilmiyor.
Hiçlik O'na sunulmuş bir sırlı kapı.
Bu kapının ardında neler var bilmiyor.
Hiçlik zamanın çarklarından azâd edilmiş bir bilinmeyen,
kontrollü bir yolculuk,
hiç olabilme arzusu,
hiç kalabilme cesareti.
Hiç olma cesaretin var mı?
Dokunmasalar kelimelerine, görmeseler, bilmeseler, canın yanar mı?
Kalbin başka iklimleri arar mı?
Soru sormayınız…..
Hiçlikte yarışınız.

Çarşamba, Ekim 15, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 1 Yorum »

SEVDA KOKULU MEKTUPLAR 8

Rüya sen olsan, uyanmadan izlerim,
Gece sen olsan, uyku bilmez gözlerim,
Mehtap sen olsan, sabaha dek beklerim,
Gündüz sen olsan, güneşe batma derim,
Gurbet sen olsan, umursamaz giderim,
Duygu sen olsan, mutluluktur hislerim,
Şiir sen olsan, ilhamımdan gizlerim,
Gülüm sen olsan, gözyaşımla beslerim,
Sazım sen olsan, telindir bestelerim,
Dünya sen olsan, kalır mı hiç kederim,
Ölüm sen olsan, Azrail’i beklerim.

03.12.1996

Salı, Eylül 30, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

KADIN VE ERKEK ÜZERİNE


 Çinli bir bilgenin erkeklere beş öğüdü şöyle; 
1. Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan bir kadın bulman önemlidir. 
2. Esprili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bir kadın bulman önemlidir.
3. Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir kadın bulman önemlidir.
4. Seninle aşk yapmayı seven bir kadın bulman önemlidir.
5. Bu dört kadının birbirini tanımamaları çok daha önemlidir. Espiriyle karışık farklı bir bakış açısı…
 Benim, kadın ve erkek olgusuna farklı bir perspektiften ve hatta çok uç noktadan kadın ve erkek nasıl görünüyor konusunda yıllar önce kaleme alınmış bir yazıyı tekrar bu hafta sizinle paylaşalım.

Çarşamba, Eylül 24, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 2 Yorum »

BİR BAŞKA AÇIDAN 28 ŞUBAT


Şubat oldum olası tedirgin olduğum bir aydır. Soğukluğundan mıdır, yoksa hiç olmadık bir şekilde sıcak geçmesinden midir bilmem, insanları yoran, moral bozan, karamsarlığa iten boğucu bir havası var Şubat’ların…
40 yıllık ömrümde 40 Şubat yaşadım. Tedirginliğime rağmen şahsi hayatıma dair çok iz bırakan önemli hikâyelerim olmadı belki Şubat’larda. Hikâyeleri olanları çok duydum ama onları da yazmak ve yazıyı dramatize etmek istemiyorum. Fakat dikkatlerinizi çekeceğim konu son dönemde yaşananlar ve 28 Şubat dönemi oluşumlarıyla, geçmiş dönem tarihi tekerrürlere dair tespitler üzerine olacaktır.
“Demokrasi; hürriyet, eşitlik, sosyal nizam, anayasal haklar ve özgürlük olarak sözlüklerde geçer. Türkiye’de demokrasi dediğinin, eğer paralel yapılanmalar başarılı olursa dört-beş yıllık bir ömrü topu topu da seksen yıllık bir geçmişi vardır.”
Yani paralel yapılanmalar amaçlarına ulaşabilirlerse, görünen o ki; Türkiye’de demokrasi artık can çekişmekte ya da millet başarılı olursa ilelebet payidar olacak güçlü bir devlet anlayışı olacaktır.
Geçmişte benzer yapıların direktifleriyle verilen bir gensoru ile yıkılan hükümetlerin yerine yeni bir seçim hükümeti kurma görevi yine aynı yapıların direktifleriyle hareket eden siyasilere, hem de anayasa devleti, hukuk devleti ve demokratik cumhuriyet teamülleri yıkılmak suretiyle verilmiştir. Yüce anayasamızın parti değiştirme yasaklarına rağmen, yıllardır süregelen parti değiştirme rekorları, yanlış hukuki yargılamalar, çiğnenen insan hakları ve krallıkları aratmayacak bir Demirel-Sezer yönetimindeki Çankaya dönemi, sonuçta da ağızların iğrenç sakızı haline gelmiş laik-cumhuriyet, antilaik-cumhuriyet karmaşası… Aynı sebeplerle Osmanlı’yı yıkmış ve bugün Türkiye’yi yıkmak isteyen, kendi düzenlerini kurmak için önlerine gelen her şeyi yıkmaya ayarlanmış dozer ülkelerin istihbaratçı operatörlerinde ne gam ne keder…

Salı, Eylül 16, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 0 Yorum »

FİLİSTİN'İ ÖP BENİM YERİME

Açmışsın kanatlarını, uçuyorsun diyardan diyara…
Ey rengini bulutlara vermiş beyaz güvercin!
Ebabillerin yareni ol ve su serp gönlüme…
Bu gece uğrarsan Filistin’e selamımı söyle.
Çaresizliğimden, acizliğimden bahsetme sakın,
Birde bana üzülmesin.
Öp yerime,
alnından öp,
onurundan öp,
şerefinden öp Filistin’i!
O beni tanımaz belki,
sorarsa; "Muhammed (s.a.v) ümmetinin çaresiz bir ferdi" dersin.
Başını sallayıp üzülecektir halime…
“Muhammed’in ümmeti ne halde?” diyecektir kendi kendine…
Söyle ona, bir de bana üzülmesin.


Perşembe, Temmuz 03, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

YAĞMUR DUASI

Yağmur duasının Arapçada adı istiska denir. İstiska yağmur istemek demektir. Yağmurun yağmadığı kuraklık zamanlarında, Allah'ın yağmur yağdırması için bir belde ahâlîsinin topluca dua etmeleri denir. Yağmur duasını yapmak sünnettir. Hem Peygamberimiz hem de onun halifeler döneminde yağmur duası yapılmıştır. Yağmur duasının peşi peşine üç gün ve yerleşim bölgesi dışında olması müstehaptır.
Yağmur duasına gitmeden önce, sadaka verilmeli, günahlardan tevbe edilmeli, dargınlar barışmalı, haksız olarak alınan şeyler sahiplerine geri verilmelidir.
Bir bölgede kuraklık olması durumunda o bölge sakinlerinin mümkünse topluca bölge dışına, açık bir alana çıkıp tövbe istiğfardan sonra Cenab-ı Allah’tan bolluk ve berekete vesile olacak yağmur göndermesini istemeleri, bunun için dua etmeleri, yalvarıp yakarmaları sünnettir. Yağmur duasına çıkıldığında duadan önce iki rekat namaz kılanabilir.

Cuma, Nisan 25, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , , | 0 Yorum »