KUR’AN-I KERİM’DE DUA, DUA’DA KUR’AN-I KERİM

Dua; Allah’a yaklaşmanın, O’nun rızasına nail olmanın ve O’nun davetine icabet edip, O’na iltica
etmenin yegâne ve tek yoludur. Bakara Suresi 186. ayette Allah şöyle buyuruyor; “Kullarım beni sana soracak olursa, muhakkak ki ben onlara pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar. “
Dua, Allah ile insanlar arasındaki bir bağlantı yoludur. Allah ile bağlantı kurma ihtiyacı ise insanın fıtratında yani yaratılışında vardır.
Müminler için dua etmek, hayatlarının ayrılmaz ve çok doğal bir parçasıyken, birçokları için dua ancak büyük zorluklar altına girince, hayati tehlikelerle karşı karşıya kalınca hatırlanacak bir ibadettir. Elbette ki son söylediğimiz dua biçimini Allah makbul karşılamayabilir. Asıl hayırlı olan hem rahatlıkta, hem de zorlukta Allah’tan yardım istemektir. Namazda, yolda, evde, işte, her durumda dua edilmelidir. İşte bunun için de samimi bir şekilde Allah’a dua edebilmenin yolları Kuran’da detaylıca tarif edilmiştir. “Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru.” “Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” “Rabbimiz, biz: “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” “Rabbimiz, elçilerine va’dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, va’dine muhalefet etmeyensin.” Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam…” (Al-i İmran Suresi, 191-195)
Günümüzde zikir ve dualar değişik isim ve muhteviyatta kolaylıkla bulunabilecek konumda kitap, dergi, internet, akıllı cep telefonları vasıtasıyla ulaşmamıza imkân sağlanmış vaziyettedir. Bu kaynaklar özellikle Allah’ın Habibi Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizin değişik vesilelerle yapmış olduğu ve sahabelerine öğrettiği dualar ve zikirler olmakla birlikte, halifelerin, Allah dostlarının, asrısaadetten günümüze kadar gelmiş geçmiş bütün İslam âlimlerinin yaptıkları dua ve zikirleri kapsamaktadır. Bu çalışmada özellikle Kuran’da geçen peygamber duaları ile İnsanlığın İftihar Tablosu Efendimiz (SAV)’in çokça bilinen dualarına yer vermek istedik.
Kuran’da birçok ayette doğrudan ya da dolaylı olarak dua konusu yer almaktadır. Sadece bu bile dua konusuna verilmesi gereken önemin bir göstergesidir. Öte yandan, dua ile ilgili ayetler okundukça da, bunun ne derece hayati bir ibadet olduğu daha rahat anlaşılmaktadır.
Bunun için ilk insan ve ilk peygamber Adem (AS)’dan, alemlere rahmet olarak gönderilen sevgililer sevgilisi son peygamber Muhammed Mustafa (SAV) Efendimize kadar tüm peygamberlerin Kuran’da geçen kıssalarını, başlarından geçen olayları ve bu olaylar karşısında Allah’a iltica etme yolunda seçtikleri yakarışlarıyla dua etmenin ve onların sözlerini dualarımıza mihenk yapmanın Rabbe ulaşmada ve inşaalllah kabul edilmede bir rehber olacağı kanaatindeyim.
Haddi satında Kuran tek başına bir dua kitabı ve insanlığın yaşam prospektüsüdür. Fatiha suresinden başlayarak, Felâk ve Nas surelerine kadar bütün sureler bize nasihat, kılavuz, ikaz ve Allah’tan bize bildirilen ve durmadan okunması gereken hak kelamıdır.
Bunun yanında insanlığın iftihar tablosu peygamber efendimiz (SAV)’in günlük hayatında dilinden düşürmediği ve sahabelerine öğrettiği belki binlerce duadan bir kaçını da, salâvatlarımızla O’nu şahit yaparak ve O’nun istediklerini isteyip, sakındıklarından sakınmak üzere, dualarımızın O’nunla şeref bulması ve dualarımızın gönderilen davet makamına O’nun imzasını taşıması ümidiyle eklemiş bulunuyoruz.

DUAYA BAŞLARKEN

Ey! Adem’in (AS) ve tüm nebilerin Rabbi,
Ey! suda O'nu yükselten Nûh'un (AS) Rabbi,
Ey! ateşte O'nu yakmayan İbrahim'in (AS) Rabbi,
Ey! sapkınlardan O’nu sakındıran Lut’un (AS) Rabbi,
Ey! zindanda O'nu yücelten Yusuf'un (AS) Rabbi,
Ey! hastalıklardan O'na şifalar veren Eyyub'un (AS) Rabbi,
Ey! Nil’de O'nu koruyan Musa'nın (AS) Rabbi,
Ey! inkarcılardan O’nu kurtaran Davut’un (AS) Rabbi,
Ey! balığın karnında O'nu yaşatan Yunus'un (AS) Rabbi,
Ey! nesli bitmişken O’na salih evlatlar veren Zekeriyya’nın (AS) Rabbi,
Ey! hiçbir şey bilmezken O’na nimetler bahşeden Süleyman’ın (AS) Rabbi,
Ey! mağarada O'na dost ve muhafız olan Muhammed'in (SAV) Rabbi,
Ey! yerlerin, göklerin ve içindeki sayısız canlı, cansız, ins ve cinlerin Rabbi,
Biz de Sana Onların yakarışlarıyla yalvarıyor, Onların dualarına da amin diyor, Onları ve Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail, hamele-i arş, mukarrabin, kiramen katibîn ve hafaza meleklerini dualarımıza şahit yapıyoruz. Bizleri de her türlü sıkıntı, keder, hastalık ve dertlerden muhafaza eyle, bizi cehennem ateşinde yakma, bize bu dünyada ve ahirette güzellikler bahşet, bizi huzurunda rezil rüsva eyleme. AMİN


Ey Rabbim!
Ey tüm günahkarların affedicisi,
Ey fakirlerin zenginliği,
Ey hastaların tabibi,
Ey borçluların kefili,
Ey Mevlam!
Ey kainatın ve içindekilerin sahibi,
Ey benim de sahibim,
Ey Rabbim! Affet.
Regaib hürmetine,
Miraç hürmetine,
Berat hürmetine,  Kadir hürmetine affet,
Sevgilinin kutlu doğum geceleri hürmetine affet.
beni bu gece ve her an affet...
Affetmek, büyüklüğün şanındandır
Ve Sen, en büyüksün, affet.
Günahlarım dünyalar kadar olsa ne yazar senin nazarında,
Pişmanım, affet.
Sen ki Rahmansın, Rahimsin affet.
Ağrılarım, ızdıraplarım ağırlaşsa sana zarar vermez,
Ama Sen bana merhamet etmezsen,
Ben bu acılara dayanamam, yakma nârında affet.
Ey Gafur olan Gaffar affet.
Ey Afuv olan Tevvab affet.
İsmet perdesini yırtan günahlarımı affet,
İhsan şuurunu yıkan edepsizliğimi affet,
Senden gafil olan zamanlarımı, tüm anlarımı affet,
Ey Zül Celâli vel İkram affet...
Bana bu gece geçmiş günahlarım için bir af ikram et...

(Euzü billahi mineş-şeytanir raciym. Bismillahir rahman-irrahiym. Ya mucibed deavat.)
“İlahi rahmetten kovulmuş tüm şeytanların şerrinden, tüm vesvese ve ayartmalarından Allah’a sığınırım. Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Allah’ın adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun emriyle ve kabul edeceği ümidiyle duaya başlıyorum. Çünkü O, bu davetin sahibi ve duaları kabul eden yegane Zât’tır.”

(Elhamdü lillahi rabbil alemin essalatü vesselamü ala rasulüna Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.)
“Hamd, âlemlerin Rabb’i Allah’a, Salât ve selâm, O’nun kulu ve Rasulü Muhammed’e (SAV), hayır ve bereket duaları, peygamberimizin tertemiz Ehli Beyti’ne, güzide Ashabı’na ve kıyamete kadar onların izinden yürüyen bahtiyar mü’minlere olsun.”

(Estağfirullah estağfirullah estağfirullah el-azim el-kerim er-rahim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etûbu ileyh ve nes eluhüt tevbete vel mağfirete vel hidayete ver rahmete lena, innehu hüvettevveburrahim. Tevbete abdin zalimin li nefsihi la yemlikü li nefsihi mevten vela hayaten ve la nuşura.)
"Kendisinden başka ilah olmayan, hakikî hayatla diri olan Hay, her şeyi ayakta tutan Kayyum, sonsuz azamet sahibi olan Azîm, çok cömert, ikramı ve lütfu bol olan Kerîm, bağışlaması ve merhametli sonsuz olan Rahîm Allah’dan beni bağışlamasını istiyor ve -bütün benliğimle- O’na defalarca tövbe edip, yöneliyorum. İlahi Ya Rabbi eğer benim elimden, dilimden, gözümden, kulağımdan, ayağımdan ve bütün azalarımdan, bilerek veya bilmeyerek rızana muhalif olarak işlediğim küfür, şirk, hata, isyan, günah her ne sadır olduysa, ben onların hepsinden tevbe ettim, pişman oldum ve bir daha işlememek için senden gayret ve sabır dileniyorum. Allah’ım nefsine/kendine zulmetmiş, üstelik nefsi için ne ölümü, ne hayatı ve ne de öldükten sonra dirilmeyi elinde tutamayan bir kulun tevbesiyle/yönelişiyle sana tevbe ediyorum."

(Allâhümme ente rabbî Iâ ilahe illâ ent. Halaktenî ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va'dike ve mestetâtü e'ûzü bike min şerri mâ sana'tü ebûu leke bini'metike aleyye ve ebû'u bizenbî. Feğfir lî feinnehû lâ yeğfiru'z-zünûbe illâ ent.)
“Allahım, Sen, benim Rabbimsin; Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın; ben, Senin kulunum ve gücüm yettiğince Sana olan ahdime ve vaadime bağlıyım. İşlediklerimin (kötülüklerin) şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetlerini itiraf eder; günahlarımı da ikrar ederim. Beni bağışla. Zira günahları bağışlayan ancak Sensin.”

(Radiytu billahi rabben ve bil İslami dinen ve bi Muhammeder rasule (SAV), Radiytu billahi rabben ve bil İslami dinen ve bi Muhammeden nebiye. (SAV)
“Rab olarak Allah’tan, din olarak islamdan ve rasul olarak Muhammed (SAV)’den razı olduk, Rab olarak Allah’tan, din olarak islamdan ve nebi olarak Muhammed (SAV)’den razı olduk)

KUR’AN-I KERİM’DE GEÇEN KISSALARA GÖRE BAZI PEYGAMBER DUALARI

Hazret-i Âdem Aleyhisselâm’ın Ve Hazret-i Havvâ Vâlidemiz'in duası
(Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ veinlem tağfirlenâ ve terhamnâ lenekûnenne minel-hâsirîn)
"Ey Rabb'imiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen ziyan edenlerden oluruz." (A'râf: 23)

Nuh Aleyhisselâm'ın duası
(Rabbi innî eûzübike en es'eleke mâ leyse lî bih ilmün ve illâ tağfirlî ve terhamnî ekün minel-hâsirîn)
"Ey Rabb'im! Şüphesiz ben senden, hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen ziyana uyrayanlardan olurum." (Hûd: 47)

(Rabbiğfirlî velivâlideyye velimen dehale beytîye mü'minen velil-mü'minîne velil-mü'minâti velâ tezidiz-zâlimîne illâ tebârâ)
"Ey Rabb'im! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, inanan erkek ve kadınları bağışla! Zâlimlerin de helâkini artır!" (Nuh: 28)

İbrahim Aleyhisselâm'ın Duası
(Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entessemîul-alîm. Rabbenâ vec'alnâ müslimeyni leke vemin zürriyyetinâ ümmetem müslimetel leke ve erinâ menâsikenâ ve tüb aleynâ inneke entet-tevvâbürrahim.)
"Ey Rabb'imiz! Senin hoşnutluğun için yaptığımız iyilikleri ve dualarımızı bizden kabul buyur, şüphesiz ki sen işitensin bilensin.
Ey Rabb'imiz! Bizi sana teslim olanlardan kıl. Neslimizden de sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibâdet yerlerimizi göster. Tevbelerimizi kabul buyur. Tevbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin." (Bakara: 127-128)

(Rabbic'alnî mukîmessalâti ve min zürriyyetî Rabbenâ vetekabbel düâ. Rabbenâğfirlî velivâlideyye velil-mü'minîne yevme yekûmül-hisâb)
"Ey Rabb'im! Beni ve soyumdan gelecekleri namaz kılanlardan eyle! Ey Rabb'imiz! Duâmı kabul buyur.
Ey Rabb'imiz! Hesap görülecek günde beni, anamı babamı, bütün inananları bağışla." (İbrahim: 40-41)

(Rabbi heblî hükmen ve elhıknî bissâlihîn. Vec'al lî lisâne sıdkin fil-âhırîn. Vec'alnî min vereseti cennetin-naîm.)
"Ey Rabb'im! Bana hikmet ve adaletle hükmetme yeteneği ver ve beni sâlihler zümresine kat. Benden sonra geleceklerin beni hayırla anmalarını nasip eyle! Beni nâim cennetinin varislerinden kıl, beni nimetlerle dolu cennetini kazananlardan eyle!" (Şuarâ: 83-85)

Lût Aleyhisselâm'ın duası
(Rabbi neccinî ve ehlî mimmâ ya'melûn.)
"Ey Rabb'im! Beni ve ailemi yaptığımız çirkin davranışlardan dolayı gelecek azaptan koru!" (Şuarâ: 169)

(Rabbinsurnî alel-kavmil müfsidîn)
"Ey Rabb'im! Fesatçılara ve bozgunculara karşı Sen bana yardım et!" (Ankebût: 30)

Yusuf Aleyhisselâm'ın duası
(Rabbissicnü ehabbü ileyye mimmâ yed'ûnenî ileyhi ve illâ tasrif anhi keydehünne asbü ileyhinne ve ekün minel-câhilîn)
"Ey Rabb'im! Zindan benim için bana haram olan kadınların isteklerini yapmaktan daha sevimlidir. Eğer beni onların hile ve tuzaklarından kurtarmazsan onlara meyleder ve câhillerden olurum." (Yusuf: 33)

(Rabbi kad âteytenî minel-mülki ve allemtenî min te'vîlil-edâdîsi fâtırassemâvâti vel-ardi ente veliyyi fid-dünyâ vel-âhireti teveffenî müslimen ve elhıknî bissâlihîn)
"Ey Rabb'im! Sen bana hükümranlık verdin. Rüyâların tabirini öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da âhirette de benim yârim ve yardımcım sensin. Müslüman olarak canımı al ve beni sâlihler zümresine kat!" (Yusuf: 101)

Eyyûb Aleyhisselâm'ın duası
(Rabbehu, Ennî messeniyed durru ve ente erhamürrâhimîn)
"Ey Rabb’im! Başıma öyle bir bela gelip çattı ki, ailemi, malımı-mülkümü ve sağlığımı kaybettim. Elimden tut, bana yardım et ya Rab. Çünkü sen merhamet edenlerin en merhametlisisin." (Enbiyâ: 83)

Musa Aleyhisselâm'ın duası
(Rabbiş-rahlî Sadrî, ve yessirlî emrî, vahlül ukdeten min lisâni, yefkahü kavlî)
"Ey Rabb'im! Göğsüme genişlik ver, işlerimi bana kolaylaştır. Dilimin düğümünü çöz ki sözümü anlasınlar." (Tâhâ: 25-28)

(Rabbi innî zalemtü nefsî fağfirlî, fe gafera leh innehu hüvel gafurur rahim)
"Ey Rabb'im! Ben nefsine zulmettim, beni bağışla dedi Allah onu bu içten duasından dolayı bağışladı, çünkü o çok bağışlayıcı, çok merhametlidir." (Kasas: 16)

(Rabbi neccinî minel-kavmiz-zâlimîn)
"Ey Rabb'im! Beni şu zâlimler güruhundan kurtar!" (Kasas: 21)

(Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr)
"Ey Rabb'im! Bana lütfedeceğin her türlü hayra ve nimete muhtacım." (Kasas: 24)

(Rabbiğfirlî veli ehîy ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamürrâhimîn)
"Ey Rabb'im! Beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetinin içine dâhil et. Sen merhametlilerin en merhametlisisin." (A'râf: 151)

(Rabbi lev şi'te ehlektehüm min kablü ve iyyâye etühlikünâ bimâ feales süfehâu minnâ in hiye illâ fitnetük tudillu bihâ men teşâu ve tehdî men teşâ, ente veliyyünâ fağfirlenâ verhamnâ ve ente hayrül-ğafirîn. Vektüblenâ fî hâzihid-dünyâ haseneten ve fil-âhireti innâ hüdnâ ileyk)
"Ey Rabb'im! Dileseydin sana isyan edenleri ve beni de daha önce helâk edebilirdin. Aramızdaki bazı beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi helâk mı edeceksin? Bu, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim dostumuzsun, bizi bağışla ve bize merhamet et! Sen bağışlayanların en hayırlısısın. Bu dünyada da âhirette de bize iyilik ve güzellik ver! Çünkü biz sana yöneldik!" (A'râf: 155-156)

Davut Aleyhisselâm’ın ve inanan kavminin duası
(Rabbena efriğ aleyna sabrav ve sebbit akdamena vensurma alel kavmil kafiriyn.)
“Ey Rabb’imiz üzerimize sağanak sağanak sabır yağdır, adımlarımızı yolunda sabit kıl ve inkarcı topluluğa karşı bize yardım eyle.” (Bakara: 250)

Yunus Aleyhisselâm'ın duası
(Lâilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimîn)
"Allah'ım! Senden başka ilâh yoktur, sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin. Acziyetimi itiraf ediyor ve senin merhametine sığınıyorum. Gerçekten ben kendime zulmederek zâlimlerden oldum." (Enbiyâ: 87)

Zekeriya Aleyhisselam’ın duası
(Rabbehu rabbi la tezerni fardev ve ente hayrul varisiyn.)
“Ey Rabbim! Beni bu çetin mücadelemde yapayalnız ve yardımcısız bırakma. Çünkü bu ümmetin tertemiz bir nesle ihtiyacı var. Bana katından hayırlı bir nesil, gözümü de arkada bırakmayacak güvenilir bir dost ihsan eyle. Hiç kuşkusuz emanet bırakılacak olanların en hayırlısı Sensin.” (Enbiyâ: 89)

Süleyman Aleyhisselâm'ın duası
(Rabbi evzi'nî en eşküra ni'metekelletî en'amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a'mele sâlihan terdâhü ve edhılnî birahmetike fî ibâdikes-sâlihîn)
"Ey Rabb'im! Gönlüme öyle duygular ilham et ki, bana ve ana babama verdiğin nimetler için sana şükreden ve hoşnud olacağın iyi işler yapan bir kul olayım. Ve böylece Rahmetinle beni sâlih kullarının arasına kat!" (Neml: 19)

Peygamber Efendimizin Kur’an da Geçen Bazı Duaları:
(Hasbiyallahu la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltu ve hüve rabbul arşil aziym)
"Dost ve yardımcı olarak Allah bana yeter, O'ndan başka ilâh yoktur, Ben yalnızca O'na tevekkül ederim, O kainatın mutlak hakimi ve yüce arşın sahibidir." (Tevbe: 129)

(Rabbiğfir ver-ham ve ente hayrür-râhimîn)
"Ey Rabb'im! Günahlarımı bağışla, bana merhamet et, sen gerçekten merhamet edenlerin en hayırlısısın." (Müminûn: 118)

(Rabbi eûzübike min hemezâtiş-şeyâtîn. Ve eûzübike Rabbi ey-yahdurûn)
"Ey Rabb'im! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Ey Rabb'im! yanımda bulunmalarından da sana sığınırım." (Müminûn: 97-98)

(Allahümme fâtıres-semâvâti vel-ardi âlimel ğaybi veşşehâdeti, ente tahkümü beyne ibâdike fîmâ kânû fîhi yahtelifûn.)
"Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de âşikârı da bilen Allah'ım! Kullarının arasında ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen verirsin." (Zümer: 46)

(Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.)
“Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ey Rabbimiz! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize ağır yükler yükleme! Ey Rabbimiz! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize!” (Bakara: 286)

Peygamber Efendimiz'in Hadis-i Şerif'lerde Geçen Duâları:
(Yâ mukallibel-kulûbi sebbit kalbî alâ dinike)
"Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi dinin üzerine sabit kıl!" (Tirmizî: 2141)

(Allahümme ya musarrifel-kulûbi sarrif kulûbena alâ taatike)
"Ey kalpleri evirip çevirme tasarrufu yalnız kendisinde olan Allah'ım! Kalplerimizi senin taatına çevir." (Buhârî)

(Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten ve kınâ azâben-nâr)
"Ey Rabb'imiz! Bize dünyada iyilik ve güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi cehennem azabından koru." (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 1682)

(Allahümme lâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin velâ tenzî' minnî sâliha mâ a'taytenî)
"Ey Allah'ım! Gözümü açıp kapatıncaya kadar beni nefsime bırakma ve bana verdiğin iyi şeyleri geri alma." (Bezzâr)

(Lâ tekilnî ilâ nefsî feinneke in tekilnî ilâ nefsî tükarribünî mineş-şerri ve tübâidünî minel-hayri)
"Beni nefsime bırakma. Eğer sen beni nefsime bırakırsan, nefsim beni kötülüğe yaklaştırır ve iyilikten uzaklaştırır."

(Bismillahillezi Lâ Yedurrü meâs mihi şey-ün fil-erdi ve lâ fissemai ve hüves semiül âliym)
”Yüce Allah'in ismiyle hareket ederim. O yüce Allah ki, O'nun mübârek ismiyle hareket edildiği, O'nun ismi söylendiği vakit, yerde ve gökte hiçbir sey okuyana zarar veremez. O yüce Allah, her şeyi en iyi işiten ve en mükemmel bir şekilde bilendir.”

(Rabbi yessir vela tuassir Rabbi temmim bil-hayır, Rabbi zidnî ilmen ve fehmen nafian ve helalen rızkan vasian ve şifaen min külli dain ve sakemin, amelen mütekabbelen ve daimen ibadeti makbulen ve salih amelen ve hüsnel hatimen ve elhıkni bissalihîn)
“Rabbim işimi kolaylaştır, güçleştirme, Rabbim bu işi hayırla tamamla! Rabbim, ilmimi, anlayışımı artır ve faydalı eyle, rızkımı helalinden ve bol eyle, her türlü dert için şifalar ihsan eyle, ibadetlerimi ve amellerimi makbul, devamlı ve kabul olunmuş eyle, sonumu (ölümümü) güzel eyle, beni salihler (iyi insanlar) arasına kat.”

(Rabbi eınnî velâ tuin aleyye vensurnî velâ tensur aleyye vemkürlî velâ temkür aleyye vehdinî ve yessirlîl-hüdâ vensurnî alâ men beğa aleyye, Rabbic'alnî leke şekkâran, leke zekkârân, leke rehhâban leke mitvâan, leke muhbiten ileyke evvâhan münîben. Rabbi tekabbel tevbetî vağsil havbetî ve ecib da'veti ve sebbit huccetî Ve seddid lisânî vehdi kalbi. Veslül sehîmete sadrî)
"Ey Rabbim! Bana yardım et, aleyhime yardım etme! Beni muzaffer kıl, aleyhime zafer verme! Lehime tertip kur, aleyhime kurma! Bana hidayet et ve hidayeti bana kolaylaştır! Üzerime saldırana karşı bana yardım et!
Ey Rabbim! Beni sana çok şükreden, seni çok zikreden, senden çok korkan, sana pek çok itaat eden, senin için eğilen ve sana yönelerek yakarışta bulunanlardan eyle!
Ey Rabbim! Tevbemi kabul eyle, günahlarımı yıkayıver, duâmı kabul buyur, delilimi sabit kıl, dilimi doğru kıl, kalbime hidayet et, göğsümün kin ve hasedini çıkar." (Tirmizi: 3551)

(Allahümme innî es'elüke min hayri mâ seeleke min nebiyyine ve minhu nebiyyüke Muhammedün sallallahu aleyhi ve selleml. Ve eûzü bike min şerri mesteâze min nebiyyine ve minhu nebiyyüke Muhammedün sallallahu aleyhi ve sellem ve entel-müsteânu ve aleykel-belâğu ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyül azim)
"Ey Allah'ım! Bütün Peygamberlerin ve Son Peygamberin Muhammed (SAV) 'min senden dilediği hayırlardan ben de dilerim. Bütün Peygamberlerin ve Son Peygamberin Muhammed (SAV)'min sığındığı şeylerden ben de sığınırım. Yardımına sığınılacak ancak sensin ve ancak senin yardımınla hayırlara ulaşılır. Güç ve kuvvet ancak en büyük ve en yüce olan Allah’ındır." (Tirmizi)

(İlahî ente maksudî ve rizake matlubî)
“Allahım maksadım sensin, arzum senin rızan ve hoşnutluğundur.”

Hamd, Salavat, Besmele ve Fatiha Suresi ile Duamızı bitiririz.
AMİN. VELHAMDÜ LİLLAH İRABBİL ALEMİN
Pazartesi, Haziran 01, 2015 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 0 Yorum »

0 yorum: