SİGARAYI BIRAKMANIN TAM ZAMANI

Amerika'da bir Üniversitede, Profesör derse şöyle başlamış. :
- "Düşünün ki bugün dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek.
Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?"
Tüm öğrencilerden birçok değişik cevap gelmiş:
- İbadet eder Tanrıdan günahlarımı affetmesini dilerdim,
- Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım,
- Ailemle zamanımı geçirirdim,
- Anneme veya babama giderdim,
- Kötü alışkanlıklarımı bırakırdım,
- Arkadaşlarımla yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım,
- Barbekü partisi yapardım,
- Sevgilimle son ana kadar sevişirdim,
- Tüm sevdiğim yemekleri son bir defa yerdim.
- Yatar uyurdum.
- Ormanda son defa dolaşırdım,
- Güneşin doğuşunu ve batışını son defa seyrederdim.
- Akşam yıldızları seyrederdim.
- En sevdiğim yemeği hazırlar tüm sevdiklerimi akşam yemeğe davet ederdim.
- Piknik yapardım,
- Hayatta en çok gitmek istediğim yere gider orda ölümü beklerdim,
- Jet uçağına binerdim,
- Üzdüklerimi arar özür dilerdim beni affetmesini isterdim
vb.......... .
Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış. Sonra gülerek ;
-"Çocuklar bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı .?" diye sormuş.
Güzel Hikâye...
Peki; Bugün dünyanın son günü olsa siz ne yapardınız?
Yapmak için dünyanın son gününü beklemeniz mi lazım?
Ramazan ayındayız, bereket ayı, mağfiret ayı. Hadi tam zamanı sigarayı bırakmanın. Belki dünyanın son günü yakındır, karar alalım ve atalım gitsin. Kararınızı desteklemesi açısından aşağıdaki bölümü de okumanız yararınızadır.

SİGARA HARAM MI?
-Osmanlı, tütün ile 17. yüzyılda tanıştı. Tütünün Osmanlı pazarına girişiyle, 4. Murat tarafından yasaklanması da bir oldu. O Hazret, sigara ve içki gibi zararlı alışkanlıklara karşı caydırıcı tedbirler aldı. Ne var ki, hem bu yasak uzun sürmedi hem de bazı kimseler tiryakiliklerini gizli gizli devam ettirdiler.
-İslam Hukuku’na göre bir şeyin haram ya da helal oluşu, “tahrîc-i menat”, “tenkîh-ı menat” ve “tahkîk-i menat” denilen, yasaklamayı ya da serbest bırakmayı lüzumlu kılan sebepleri ortaya çıkarmaya yarayan usullerle anlaşılır. Âlimler tarafından, benzer meseleler bu usuller çerçevesinde ele alınır ve onların hükümleri de aynı zaviyeden yaklaşılarak belirlenir. Bu konuda, içki ve kumarın yasaklanmasındaki saik ve sebepler misal olarak düşünülebilir.
-Geçmişte İslam âlimlerinin bir kısmının sigaraya mekruh veya mübah hükmünü vermeleri ihtimal o dönemde sigaranın zararlarının bu derece bilinmeyişindendir. Bu konuda onları mazur görebiliriz; çünkü o yıllarda tıbbî araştırmalarla sigaranın zararları tespit edilememiştir. Dolayısıyla, fukaha bu görüş ve hükmü “Eşyada asıl olan ibahadır.” kaidesine bağlamışlardır. Fakat, zararları bu ölçüde keşfedildikten sonra artık sigara içmenin haram olduğu çok açık ortaya çıkmıştır. Eğer selef ulemâsı da sigaranın bu derece zararlı olduğunu bilselerdi, mutlaka fetvalarını ona göre verirlerdi.
-Ölüme götüren onca hastalığa sigaranın sebebiyet verdiği bilindiği halde hâlâ sigaraya devam etmek bir çeşit intihardır. Evet, sigara tedrîcî intihardır. Sızıntı dergisindeki bir resim değerlendirmesinde, sigara içen birine şöyle sesleniliyordu: “Ölüme yürüyorsun hep ölüm diye diye / Anlamadım ahesterevlik etmen de niye?..”
-İslam, israfın her çeşidini yasaklamıştır. Gereksiz olarak musluktan akıtılan su, ihtiyaç fazlası yakılan elektrik israf olduğu gibi, zamanı boşa harcamak ve sağlığı bozacak davranışlara dalmak da israftır. Bir insanın yarım kırba su ile abdest alması mümkünken, lavaboda musluğu sonuna kadar açıp iki kırbalık su kullanması nasıl israfsa, altı saatlik uyku ile dinlenebilecekken sekiz saat uyuması da aynı şekilde israftır. İslam, israfa girmeme hususunda çok hassas davranılmasını istemiş, denizin kenarında abdest alırken dahi gereğinden fazla su kullanmamayı tavsiye etmiştir. Sigaraya verilen para tamamen israf olduğu için haramdır; dahası çoluk çocuğun rızkından kesilerek verildiğinden kul hakkını da ihlal sayılır.
-Sigaranın sağlığa zarar verdiği konusunda artık kimsenin bir şüphesi ve tereddüdü olamaz. Zararın derhal veya zaman içinde gerçekleşmesi, hükmü değiştirmez. Hayatı ve sağlığı korumak, bunun için gerekli tedbirleri almak dinin önemli hedeflerinden biridir. Sigaranın zararı yalnızca içenin sağlığı ile ilgili olsaydı bile onun haram olması için yeterli idi. Halbuki sigara içenlerin çevrelerine de önemli ölçüde zararları vardır, devamlı sigara içenin yakınında olanlar da onlara yakın zarar görmektedirler.
-Hakiki bir mü’minin vazgeçemeyeceği bir tiryakiliği olmamalıdır; o, kendisini her türlü şart altında yaşamaya hazırlamalı ve faydasız alışkanlıklardan uzak durmalıdır.
-İnançla çözülecek problemleri dayatmalarla halletmeye kalkışmak çok defa başarısızlıkla neticelenir. Bu açıdan, bir kısım müeyyidelerin konulması, bazı yasakların uygulanması, menhiyat yollarının zorlaştırılması ve insanların kötülüklere imrenmelerinin önlenmesi çok önemlidir; fakat, bunların yanı sıra sigara gibi kötü alışkanlıkların vebali, zararları ve dünyevî-uhrevî cezası konusunda insanların mutlaka ikna edilmeleri lazımdır.
-Sigara onu kullanmayanlar için tiksindirici kokusu ve rahatsız edici dumanı ile de eziyet vericidir. Binâenaleyh, Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz üzerinde soğan ve sarımsak kokusu bulunan bir adamı Cennetü’l-Baki’den çıkarmış; mü’minleri soğan ve sarımsak kokusu ile cemaate katılmamaları konusunda uyarmıştır. Malumdur ki, rahatsız etme bakımından sigaranın kokusu soğan ve sarımsağın kokusundan daha hafif değildir; sigaranın kokusunun başkalarını rahatsız ettiği şüphesizdir.
-Sigara dumanı, çevresinde bulunan insanların sıhhatini de menfi yönde etkilemekte, onların sağlığına da çok zarar vermektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, kendisi doğrudan sigara içmemekle birlikte sigara içilen mahallerde bulunduğu için duman soluyan, pasif sigara içicilerinin de akciğer kanseri hususunda büyük bir risk altında bulundukları tesbit edilmiştir. (29.05)
-Musibetler karşısında sigara ve içkiye sarılmak bir aldanmışlıktır. Acı ve ızdırapları aşmanın en müessir yolu tavır değişikliğidir. Tavır değişikliğinin en nezih ve güzel usulü ise abdest almak, namaza durmak ve Allah’a sığınmaktır.
-Hocasının sigarasını yakmak için yarış yapan talebeler.. büyüklerin vebali.. ve Prof. Hayrettin Karaman Hoca’nın “Sigara haramdır” açıklaması...
-Ramazan ayı sigara gibi kötü alışkanlıkları bırakmak/bıraktırmak için güzel bir fırsattır. Oruç tuttuğundan gündüz sigara içmeyen insanların gece de ona yaklaşmamaları hususunda, televizyondaki iftar ve sahur programlarında uzman doktorların iştirakleriyle konunun ele alınması çok faydalı olabilir.(www.herkul.org sitesinden faydalanılmıştır.)
Cuma, Ağustos 21, 2009 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

0 yorum: