SEVGİLİ'YE (3) (Sen Sevgili)


Sevgili ben
Doğdum bir yaz mevsiminde
Temmuz ayında açtım gözlerimi sabaha
Açtım zulme işkenceye
Açtım günahsız gözlerimi dünyaya Sevgili
Açtım ya açmaz olaydım…
Yok Sevgili öyle söylemeyecektim
İyi etmişimde açmışım gözlerimi semaya
Görmüşüm ezayı, cefayı, derdi dermanı
Açtım duaya ellerimi yed-i beyza gibi Aşkı Mevla’ya


Dedim ya Sevgili
Gözlerimi açmıştım bir kere dünyaya

Çocuklar gördüm Sevgili
Ağlayan, sızlayan, açlıktan karnı şişmiş çocuklar gördüm
Çocuklar gördüm sokakta dileniyor
Çocuklar gördüm bilmeden ne olduğunu
Kendini görmüş savaş içinde kaybolduğunu
Ve çocuklar gördüm Sevgili
On kapılı arabada lüks tayyarede gezen çocuklar gördüm Sevgili

Analar vardı Sevgili
Savaşlarda dul kalan
Çocuklarını öksüz bırakanlar bile vardı
Nene hatunlar duydum sırtında zulme karşı mermi taşıyan
Irzımı vermem diyenler vardı içlerinde
Vatanımı, milletimi, iffetimi vermem diye diye öldüler
Kaydılar beka alemine.
Neler gördüm Sevgili, ne analar gördüm
Mal olmuş bit pazarında
Nataşa olmuş hiltonun yatak odasında
Dilber olmuş Kemerin, Alanya’nın küfür kokan plajında
Raks edenler vardı, o masa üstünde, gözler onun üstünde
Ah Sevgili ah
Bu ne yaman çelişki, bu nasıl bir ilişki?
Bu öyle bir iş ki...
Cennet cehennem, sevap ve günah inancı
Ve analar var Sevgili
Kimi hacı, kimi masalcı bacı.

Bitmedi Sevgili
Babalar vardı birde babalar
Baba olanlardı içlerinde
Rahmeti deryada yavrusuna abid
Yaransızlıkta yavrusuna dost
Günahlar içinde yavrusuna, koruyucu post olanlar vardı.
Ve babalar vardı içlerinde
Ehli küfür içinde destek, imanda köstek
Arkadaşlıkta pezevenk olanlar vardı babalar içinde Sevgili
Babalar vardı Sevgili
Belinde mertlik sembolü tabanca
Peşinde kendisine çobanlık yapan onlarca
Yanlış yapanı yaşatmaz, doğrudur, haktır kendince
Oda anlar dünyanın yanlışını elbet ölünce
Elbet anlar Sevgili

Bilirmisin Sevgili
Devletler var at misali dizgini başkasının elinde
Devlet içinde devlet var Sevgili
Her bir devlet bir dünya
Bir zulüm, bir işkence, bir kavga
Bu girift zaman içinde, günah batağında bir dünya

Misafiriz Sevgili
Bak geri döneceğiz o tevazudaki toprağa
Özümüze döneceğiz, toprak olacağız Sevgili
Topraktan gelipte, toprak olmanın garipliğini
Anasına şikayet edenler var dünya da
Bu ne dar zeka Sevgili, bu ne basit şekva
Havada uçan kuşun yerdeki suya aksetmesi gibi
Bizde aksedeceğiz, suya çamura
Aksedeceğiz işte toprağa Sevgili

Aksetmeden özümüze gel gir dar-ı bekama
Gel gir canıma, cananıma,
Gerçekleştir habersiz fethi garibini şuursuz dünyama
Hatırlatma günahkarların dünyalısı olduğumu
Kurtar beni Sevgili.

Eğer şimdi ararsan beni Sevgili
Bir eylül akşamının hüznünde bulursun, gökyüzü gibi ağlamaklı
Bomboş yolların ıssızlığında, kahpe kurşunlara kurban gitmiş
Masum cesetlerin başında bulursun beni. Ve!
Ve boşa geçmiş yılların geri gelmesini
Yeniden insanca yaşanmasını bekleyen
Solmuş bir gülün
Bir gül yaprağının renginde bulursun Sevgili

Sen bulamadan buldular işte
İşte kalemime de prangalar vuruldu yazmıyor Sevgili
Gelde kurtar beni, çık asırların içinden bizleride gör
Özlemini çekiyorum bak bindörtyüz yıldır
Hayır Sevgili. Yalnız ben değil
Dünya çekiyor özlemini
Fakat özlemini çeken yalnızca dünya Sevgili
Ya içindekiler ya bizler Sevgili
Onlar beni sana vermiyorlar
Sende beni bana bırakmıyorsun Sevgili

Sen bir çiçek değilsin ki yakama takabileyim
Su değilsin hava değilsin ki içebileyim yaşayabilmek için
Yarim değil sevgilim hiç değilsin Sevgili
Anam babam kardeşimde değilsin
Ne bir düşünce sistemi nede bir yaşama tarzısın sen Sevgili.
Sevgili!
Sen bir Zeynepsin şehadet kıyamında
Sen bir Senasın dünya fütuhatında
Bir Rabiasın sen çöl sünuhatında
Sen bir Leylasın Mecnun sevdasında
Bir gökkuşağısın sen Sevgili renklerin hengâmında
Bir direniş, bir başkaldırışsın zulme
Bosna’sın, çeçenistansın, azarbeycansın davanın en zor anında
Ve Azizesin Sevgili, Azizesin ruhumda
Hayatı muhakematımda
Gönderdiğim mektubatsın Hakemi Enbiyaya Sevgili
Bekliyorum ve hep bekleyeceğim seni Sevgili
Sevgili Sen:
Alnında ŞEHADET yazan
Yeşil sarıklı dünyamsın benim Sevgili...


Şener İŞLEYEN
KONYA
29.03.1995
Salı, Şubat 10, 2009 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

0 yorum: