YUSUF



Hapsettim kendimi dipsiz kuyulara, derin düşüncelerime.
Bir filiz gibi belirdi Yusuf,
Duvarı çatlatan ve koskoca dal salan bir filiz gibi.
Sonra çıkardılar, götürdüler düşüncelerimi,
Bir yaprak misali sürüklendi kervanda,
Selle birlikte Nile kavuşuncaya kadar.
Geride kalan gözler uzağa bakamaz artık,
Düşünceler gerçeğin çok ötesinde.
Yetmez karanlığa hülyalarım,
Düşüncesiz kör oldum, Yakub gibi.


Ruhuma saplandı hançeri zamanın ansız,
Aldı düşüncelerimi, götürdü sonsuza,
Billur billur yaş gözlerde apansız,
Sevdam kaldı yalnızca ebedi yüreğimde.
Düşüncelerim geziniyor, koşuyor nefessiz kalasıya, yakalanıyor…
Bir rüzgar tutuyor firavun nefesinden, onu götürüyor,
Buluttan saraylara…

Düşüncelerim dal salıyor, meyve veriyor,
Ve çöplükte bir gül yetişiyor, sonra…
Sonra kapkara bulutlarda bir şimşek çakıyor,
Yağmurla birlikte,
Görünmez aydınlıklara, ufuklara yol alıyorum ırmaklarda…

Boş durmaz düşüncelerim,
Zümrütten evler, pırlantadan saraylar zindan olur,
Baharlar yaşanır kış ortasında,
Medrese olur ufuklar düşüncelerime.
Ve bir rüzgar daha, Cebrail dudağından.
Sürüklüyor beni çöplükteki gül bahçesine,
Gerçekler beliriyor, artık haşin esmiyor rüzgar…
Dalgalar karaya vurmuyor, Nil o eski Nil değil,
Duygular karar kılıyor gül bahçesinde.

Düşünceler farkında,
Yine gök gürleyecek, güller solacak,
Esecek yine rüzgar haşin ve vakarlı,
Ve öyle oluyor, yanıltmıyor düşüncelerim beni,
Kara bulutu benden kıskanan,
Düşüncelerimi kara bulutlardan kıskanan bulutlar,
Dağıtmıştı, yağmur yağınca kendilerini.
Anlamıştı medresede Yusuf olanları,
Bende anlamıştım hapsolan düşüncelerimi,
on hain uzuv, on hain el, on hain kardeş anlatmıştı yaşananları.

Ben uzakta kalan masum düşüncelerimin esiriydim,
O ise kara bulutlarla yaptığı kavgada rüzgarın,
Ve Yakup Yusuf’a,
Ben düşüncelerime hasret gitmeyecektim…
Pazartesi, Mart 02, 2009 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 1 Yorum »

1 yorum: