İLGİNÇ ZAMANLARDA YAZMAK


“ İnşallah ilginç zamanlarda yaşayasın.” Derlermiş Çinliler, kötülüğünü istedikleri kişiye beddua ederken.
Yazarlar, okurları kadar vardır. Onların olmadığı bir zamanda yazarlık yapmak, bir yazar için ne ifade eder.?
Yazar olmak, farkında olmak adına bir yer tutar. O yerden düşünür, konuşur, bakar ve görür. Ve dahası, o yerden öngörülerini okurlarına sunar.
Bazen tarafımız (okuyucu) yazılanları çok beğenir. Meftun olur yazılanları okudukça, bağlılık yapar.
Tutkuludur.
Yazı yazılmadığı zaman, zorlar yazarı. Didinir, çırpınır yazdırmak için.
Zorunlumudur, yoksa ihtiyari midir o an yazar için?
Yine bazen tarafımız (okuyucu) yazılanları anlamlandıramaz.
Durur öylece. Kaskatı. İfade edilenlerden anlam kargaşası yaşar.
İfade edilenlerin anlamlaşması için, yazara yazar.
Okuyucunun yazdıkları, yazar açısından ne karşılık bulur?
İşte ilginç zaman o anda başlar.
Her iki taraf, haset kuyusuna düşme noktasındadır.
Kuyudaki Yusuf’a bakmak ne acıdır.
Yusuf gibi kuyudan bakmak ne güzeldir.
Bertaraf olmadan, her taraf, hasetlerini kör kuyulara atmalıdır.
Eyvallah diyerek olgunlaşmalıdır.
Her taraf (yazar ve okuyucu) “Ölmeden önce ölmelidir.”
Çünkü;
“Yaşadığımız her an, kendi hakkını ister.”(Goethe)
EYÜP ÇELİK
Perşembe, Şubat 11, 2010 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 0 Yorum »

0 yorum: