DÜŞMAN



Kavgamın içinde gülmeye yer yok...
Karşımdakiler, ümidin düşmanı,
Yağan yağmurun, açan çiçeğin
Ve düşüncemin, ideallerimin, sevgilerimin, inancımın,
Her şeyin düşmanı.
Artık ölüm vurdu damgasını alınlarımıza
Dökülen diş, kırılan kol gibi,
Bir daha geri dönmeyecekmiş gibi,
Yalnızca onlar...!
Biliyorum onlar buna da düşman.

Kavgamın içinde gülmeye yer yok ki
Karşımdakiler, üniversiteli Ayşe’nin türbanına yasa
Çoban Mustafa’nın koyununa kurt
İhtiyar dedemin takkesine serpuş
Canım sevgilim,
Onlar sakalıma da düşman benim.
Yumruklamak geliyor içinden duvarları
Ellerim kan içinde kalıncaya dek,
Yumruklamak istiyorum kara geceyi
Güneşi çaldı diye üzerimden
Yumruklamak istiyorum kavgamı, düşmanımı...
Kavgam ağlamaksa
Bırakın ağlayayım,
Göz pınarlarım kuruyana dek.

Kardeşlerim kavgalarda
Rüzgarın döktüğü yaprak gibidir.
Hepsi tek tek döküldüler
Nasıl uyku tutsun gözlerimi
Bırakın uyanık kalayım.

Gözlerimde tekrar canlandı işte
Önce;
Döne döne semaha duranlar tutuştu kurudu
Sonra türküde ağladı şarkıyla beraber
Çığlıksız sessizce düştüler sonsuzluğa
Şiirde katıldı onlara beni de alın kavgaya diyerekten
Ağladı oda doyasıya

Ne o? Neden bir tuhafsın
Böyle garip durduğuma bakma
Böyle sessiz, böyle mahzun
Öyle doluyum ki
Hıçkırıklarım sağanak gibi
Çünkü kavgamın içinde gülmeye yer yok
Sende mi ağlamak istiyorsun
Ağla tabi ağla
Ağla sevgilim sende ağla
Fakat puskun değil, boş değil, dolu dolu
Hıçkırarak, içten ağla
Çünkü bu kavga onu gerektirir.
Bir gün elbet şafak olacak
Güneş doğacak
Kurtulacağız karanlıklardan
Kapkara düşünceden, ah’tan vah’tan
Düşüncelerimiz prangalardan

Cesaretin olmasa da gel sende gir
Sen de savaş düşmanlarla
Sonuçta başarmak var, dirilmek
Toprağı bir damla su gibi
Islatmak var, beslensin diye
Bir yeni dirilişe
Sayelerinde babamda, kardeşimde düşman
Amaç edinmişler
İnsanları birbirine düşürmeyi
Kardeşi kardeşe
Kafayı düşünceye
Rüyayı uykuya, düşman etmeyi

Gölgelerini asıl
Asıllarını gölge zannediyorlar
Karşımdakiler mum ışığına güneş diyorlar
Ziyasında ısınıyorlar
Bilmiyorlar gerçek ısıyı aydınlığı
Düşman olurlar mıydı yoksa
Onların halleri karanlık, göremiyorlar
Seçemiyorlar gerçekleri
Gündüz gün altında fenerle arıyorlar gerçekleri
Sonrada perdeli gözleri göremeyince
Tosluyorlar düşüncelerime
İşin garip tarafı sevgilim
Suçun onlarda olmaması
Peki kim suçlu
Ben değil, o değil
Düşünce değil
Peki kim suçlu?

Çocuk olurlar hep
Bahçelerde kelebek kovalayan
Yakaladım derken kaybettikleri
Işık gibi sönüveren
Değeri ve kıymeti, ancak ve ancak
Karanlıkla kardeş olunup anlanılan
Işıkta karanlığın düşmanı olurlar.

Dünya gibi değil mi?
Demek ki suç dünyada
Demek ki dünya düşmanda
Düşman da dünyada
Doyasıya kapıldığımız karanlık ve boş
Zevkin ve güzelliğin bir zerresi olan
Dünyada...
Kavgamda benim onunla
Dünya ile kavgam benim.
Şener İŞLEYEN
Pazartesi, Ekim 13, 2008 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 0 Yorum »

0 yorum: