DAĞLARA ŞEHİTÇE VARMAK


Dağlara varmak istiyorum, yemyeşil diyara,
Beyaz dorukların eteklerine oturmak
Ve sessizce ağlamak,
Derdim var, söylemek istiyorum
Yaprak döken, çiçek solduran rüzgara.
Es demek geliyor içimden delicesine
Teselliler vermek ister kalbim
Dağlardaki kardeşlerime


Şehit kokar dağların etekleri
İçime çekerim o tarif edilmez sevgi kokan şehit kardeşlerimin kokusunu,
Hasret çekerim ağır ağır boynu bükük sevdalarla
Bulutlara erişilmez bilirim, aldırmam ki
Sevgim hasretim onlar, aşacak kadar dopdolu.

Heyhat! Şimdi ben nerdeyim?
Şehrin gürültüleriyle bunalmış
Dört duvar arasında bir köşede ağlamaklı
Kalbimdeki özlemi yeşerten düşüncelerle
Kardeşimin lebbeyk seslenişini düşleyen
Sabahlara kadar onlarla ağlamaklı
Göz yaşları ve yine hüzün yine hüzün

Onlarla beraber çarpışmak
Çarpışmak istiyorum Allah aşkıyla
Sevdayla, çektiklerini çekmek istiyorum bende
Kurtulmak bu kargaşalardan
İnsanlıklarını yitirenlerden, boş sevdalılardan…
Senlik, benlik denen sorunlardan, sorgulardan
İşte kaçmak istiyorum günah prangalarından

Varmak! Sevdalı dağlara, kardeşlerime
Ne olur, ne olur yol ver dünya
Yol ver de geçeyim o sevgi pınarına
Koşarak gideyim, Rabbim yoluna

Ne olur, Varmak O’na
Benim sevdam başı boş değil ki
Baş koymuşum o yola
İstiyorum ta gönülden
Yağmur damlalarıyla ıslak toprakta
Diz çöküp ellerimi açmak göğe
Uhud gibi, Bedir gibi,
Belki Hamza belki kusva gibi
Yalvarmak o sevgiliye şahadet için
Yolum liva-ul hamde…
Pazartesi, Şubat 23, 2009 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir | 0 Yorum »

0 yorum: