AKP İKTİDARI VE TÜRKİYE'NİN SON 11 YILI

AKP İKTİDARI VE TÜRKİYE’NİN SON 11 YILI
Müslümanlar üzerinde oynanan oyunların gerçek yüzünün görülmesi ve anlaşılabilmesi için gerçek tarihin iyi okunması gerektiği inancındayım. Asrısaadetten günümüze, Emeviler, Abbasiler, Endülüs, Selçuklu, Osmanlı ve bugün itibariyle İslam Coğrafyasında yaşanılanların hep aynı düzen üzerine kurulmuş oyunlarla yıkıldığı, düşürüldüğü, sekteye uğratıldığı ve hep tekrarlardan ibaret olduğu açıktır. Bu yüzden son dönemde Türkiye üzerinde oynanan oyunların nasıl ve kimler tarafından tertip edildiğini göstermek için Osmanlı İmparatorluğunun son dönemi padişahlarından Veliyullah Sultan Abdülhamid Hanı ve dönemini aktarmaya çalıştık.
Türkiye’de Menderes dönemi, Özal dönemi ve Erbakan dönemi darbelerle, ekonomik krizlerle aynı oyun ve komploların kurbanı olmuştur. Son 11 yıllık AKP ve Erdoğan döneminde yükselişi engellenemeyen Türkiye Cumhuriyeti üzerinde de senaryo ve aktörler değiştirilerek malum oyunlar defalarca uygulanmış ve uygulanmaktadır.
Kısaca 11 yılın özetini yapacak olursak;

2002 sonunda 3.490 Dolar olan kişi başı gelir 2013’te 10.500 Dolar seviyesine çıkmıştır.
Enflasyon %80’lerden % 10 seviyelerine düşürülmüştür. Türkiye dünyanın en büyük 17. ekonomisi olmuştur.
Devletin sırtında kambur olan IMF’ye borç sıfırlanmıştır. Faizler düşürülmüş, yolsuzlukların önü kesilmiş, istihdam arttırılmış, işsizlik %10 seviyelerinin altına çekilmiştir. Dış borcun GSYH oranı %58’lerden, % 39’a düşürülmüştür. Türk Lirasından 6 sıfır atılarak paramız ulusal ve uluslar arası finans sektöründe değer ve itibar kazanmıştır. İhracat rakamları ve Merkez Bankası bütçesi 4 kat arttırılmıştır. Bölünmüş duble yollar 6060 km’den 28.000 km’ye çıkarılmıştır. 945 km olan demir yolu ağı, 2100 km’ye çıkarılmıştır. Kentsel dönüşüm çerçevesinde depreme dayanıklı, konforlu ve bütün sosyal donatıları (okul, hastane, alışveriş merkezi) içinde 600.000 konut, 2000 Hastane ve Sağlık Ocağı, 232 baraj, 47 havalimanı, Marmaray, İstanbul’a 3. köprü ve 3. havalimanı, enerji santralleri, 100’lerce okul, adliye binası ve daha sayamadığımız eserler ülkeye kazandırılmıştır. Eğitime genel bütçeden ayrılan pay üç katına çıkarılarak, ilk ve orta öğretimde 4+4+4 uygulamasına geçilmiş, ücretsiz kitap, akıllı tahta, bütün öğrencilere tablet PC, tüm okullarda bilgisayar salonları gibi adımlar da son 11 yıllık dönemde atılmıştır. Askeri alanda yüzde yüz yerli olan Milli helikopterler ATAK, ARIKOPTER, Milli tanklar KİRPİ, FIRTINA, PANTER, Milli savaş gemisi MİLGEM ve insansız hava araçları üretilerek Milli Savunmamızın hizmetine sunulmuştur. Dünya üzerinde kendi uydusu olan 12 ülke içerisine girerek Türksat 2A ve 3A uydularını hizmete almış, Türksat 4A uydusunun hizmete alma süreci bu günlerde tamamlanacaktır.
Uygulamaya konulan çözüm süreci kapsamında, son otuz yıldır ilk kez terör belasının minimize edildiği, şehit haberlerinin gelmediği, faili meçhullerin olmadığı bir döneme girilmiştir.
Uluslar arası politikada Avrupa Birliği, Ortadoğu ve Balkanlarda, İslam Coğrafyasında ve dünyanın her yerinde bir zamanlar bayrağı bilinemeyen, yeri harita üzerinde bile gösterilemeyen bir ülke konumundan saygın, sözü geçen ve bütün milletlerin insanları tarafından tanınan bir ülke konumuna gelinmiştir. Nerede bir felaket, savaş olsa, nerede aç, masum ve mazlum insanlar imdat etse Türkiye hep ilk sıralarda yardıma koşmuştur. Küresel, emperyalist, siyonist güçlerin baskılarına boyun eğmeden Osmanlı kardeşliği ve müslümanlık temelinde, insan hakları, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi veren işgal altındaki devletlere desteğini arttırmıştır. Zalimlere “one minute” diyerek haksız girişimlerinde hadleri bildirilmiştir. Bütün bunlar olurken bir zamanlar Abdülhamid Han’a “kızıl sultan” yaftası yapıştırıldığı gibi işine gelmeyenler tarafından “diktatör” yakıştırması bu ülkenin başbakanına yapılmıştır.
Defalarca muhtıra ve askeri darbe girişimi, parti kapatma davaları, suikast girişimleri, iftira, yalan ve politik yıpratmalara rağmen yolundan sapmayan, küresel ekonomik krizlerin dünya devlerini bile sarstığı günlerde ülkemizin etkilenmediği, 1 milyar dolar için IMF kapısında sıra beklenen günlerden son birkaç haftada çıkan derin operasyonlar, komplolar ve oluşturulan olumsu algı neticesinde 120 milyar dolar kayba rağmen dim dik ayakta duran, sağlam adımlarla 2023’lere ve 2071’lere ilerleyen bir Türkiye haline geldik.
Türkiye Cumhuriyeti anayasasında devlet yönetimine sahip üç temel erkten oluşan Yasama, Yürütme ve Yargı her zaman barış içinde çalışmıştır. 90 yıllık Cumhuriyet döneminde ordu dördüncü erk, medya ise beşinci erk olma gayreti göstermiş ve 2002 yılına kadar da başarılı olmuştur. Öyle ki ordunun yaptığı darbelerle geçmişte Türkiye Cumhuriyeti başbakanı asılmış, bütün parti liderleri hapsolunmuş, siyasi partiler kapatılmış, askeri vesayet medyanın verdiği destekle demir yumruk gibi sürekli devlet yönetimi üzerinde vesayetini koruya gelmiştir. Fakat özellikle son 5 yılda ortaya çıkarılan darbe girişimlerinin bertaraf edilmesi neticesinde devlet yönetimi üzerindeki askeri vesayet ortadan kaldırılmış ve gücünü yasama ve yürütmeden alan daha etkin güvenilir bir ordu anlayışı ortaya koyulmuştur. Yüksek enflasyon neticesinde oluşan faiz rantıyla bankaları ele geçiren, hortumcu kartel medyası, hükümet tarafından alınan tedbirler ve uygulamalar sonucunda düzlüğe çıkan ekonomiden istediklerini alamayınca asli görevleri olan doğru ve güvenilir haber yapma zorunluluğunda bırakılmışlardır.
Hal böyle olunca küresel oyun kurucu sinsi devletler, uluslar arası terör ve silah taciri baronlar, ekonomiyi sürekli elinde tutmak isteyen rantçı uluslar arası ejderler, dünyanın yeraltı ve yerüstü enerji kaynaklarını ve özellikle orta doğu potansiyelini elde etmek isteyen kan emici ülkeler, büyümesini ve gelişmesini engelleyemedikleri büyük Türkiye için daha önce defalarca oynanmış senaryolarını tekrar tozlu raflardan indirerek uygulamaya koymuşlardır.
Dolayısıyla askeri vesayetten, terörden, kartel medyasından istedikleri desteği göremeyen malum küresel güçler, Türkiye Cumhuriyetini ve iktidarı içten yıkabilmenin telaşıyla kirli senaryolarındaki aktörleri kısmen değiştirerek yine yeniden sahnelemeye başlamışlardır.
Cuma, Ocak 10, 2014 tarihinde Şener İşleyen tarafından kaydedilmiştir , | 0 Yorum »

0 yorum: